• Kritikzine

Dream Theater - "Images & Words" | Albüm İncelemesi

Dream Theater’ın ikinci stüdyo albümü olan Images & Words 1992 yılında yayınlandı. Grubu sound olarak bir adım öteye taşıyan albüm; aynı zamanda grubun yeni vokalisti James LaBrie ile kaydettiği ilk albümdür. Dream Theater fanları genellikle Images & Words‘ü grubun ilk albümü olarak nitelendirir. Grubun popüleritesini de arttıran ve grubun müzikal fikrinin tam olarak ne olduğunu anlamamıza yardımcı olan bir albüm olarak nitelendirebiliriz.


Öncelikle albümün kayıt aşamasına değinmekte fayda var. Albümün kayıtları BearTracks Studios ve The Hit Factory Recoding stüdyolarında kaydedilmiştir. Albümün 2. Parçası olan ‘Another Day’ isimli parçada BearTracks Studios’un sahibi ve saksafon sanatçısı Jay Beckenstein de yer almıştır. Bu iki stüdyo da Amerika’nın en iyi stüdyoları arasında yer almaktadır. Yanni’den Chris Botti’ye kadar bir çok müzisyen kayıtları için bu stüyolarda bulunmuştur. Bu veriler bize; grubun albüm üzerine oldukça yoğulaştığını, tüm yanları ile iyi bir albüm ortaya koymak isediklerini göstermektedir.

Albümün ilk parçası olan ‘Pull me under’ esntrumanların sırasıyla dahil olduğu bir introyla başlar. Şarkı başlangıcında 80’s stiline yakın bir düzen sunar, ancak ilerleyen kısımlarda; özellikle 80’s stilini içine dahil ederek,o günlere kadar rock müzik içerisinde yer almış ancak çok fazla duyulmamış müzikal deneyimleri dinleyicilerine sunar. İlerleyen şarkılarda da fark edileceği üzere standat 80’s şarkı formunun dışında bir çok deneyimi rock müzik dinleyicileri bu albümde bulabilir. Müziğin ana bileşenleri olan ritim, armoni ve melodi bu albümde bir kaç yanıyla değil, bir çok yönüyle ele alınmış ve dinleyicilere sunulmuş. Armoni olarak standart dışı cümleler , polyrhythm örnekleri…


Albümün ikinci şarkısı ‘Another Day’ gitarist John Petrucci tarafından yazılmıştır. Her şarkının bir hikayesi olduğu gibi bu şarkının da hikayesinde John Petrucci’nin babasına o dönemde konulan kanser teşhisine ithafen yazılmıştır. Falling into Infinity albümündeki ‘Take Away My Pain’ isimli parça ise bu şarkının devam parçasıdır. ‘Another Day’ bir ballad olarak nitelendirilir.


Bir diğer şarkı olan ‘Take The Time’ albümün en sıra dışı parçalarından biridir. Melodi, armoni ve ritim olarak dinleyiciye bir çok farklı deneyim sunan şarkı; ayrıca Kurtis Blow ve Frank Zappa’ya da göndermelerde bulunur. Şarkının bir bölünde de Giuseppe Tornatore'nin ‘Cinema Paradiso’ adlı filminden alıntılar da yapılmıştır. 1991 yılında grubun vokalisti James Labrie, Fates Warining isimli preogressive rock-metal grubunun Parallels albümünde konuk vokalist olarak yer almış, Fates Warning albümün teşekkür kısmında grubun ismini Dream Theatre olarak yanlış yazmıştır. Dream Theater bu şarkıda Fates Warining’e bir gönderme yapmış ve teşekkür kısmında grubun adını ‘Fatez Warning’yazarak teşekkür etmiştir.

Albümde bütünüyle Kevin Moore imzali iki parça görüyoruz. ‘Surrounded’ ve ‘Wait For Sleep’ Aslında bu albümün müzikal altyapısında Moore önemli bir yerde. Hatta Deam Theater fanlarının çoğu grubun imzası niteliği taşıyan soundunun oluşmasında Moore’un büyük bir katkısı olduğu görüşünde birleşirler. Moore’a ait olan bu iki parça onun müzkal stilini ve fikirlerini oldukça iyi anlatmaktadır. Bir dönem ülkemizde de yaşayan ve farklı gruplarla albümler kaydeden Moore’un müzikle olan ilişkisini anlamak için bu iki şarkı bize bir çok fikir verebilir.


‘Metropolis Pt1’. ise albümün en populer ve en sıra dışı parçalarından biri. İçinde büyük bir hikaye barındırmaktadır. Şarkının içinde uzun bir enstrumental bir bölüm bulunur. Buradaki kaotik durum şarkının hikayesi ile örtüşmektedir. Çoğu rock-metal dinleyicisinin bildiği üzere; bu şarkıdaki hikaye Scenes From A Memory isimli albümde bütünüyle işlenir. Ayrıca bu albümle ilgili kritiği de sitede bulabilirsiniz. ‘Metropolis Pt1’. progressive metal dinleyen birine önerilmesi gereken ilk parçalardan biri olabilir. Grup üyeleri en başta parçanın devamı niteliğinde bir albüm düşünmemiş olsa da, fanların büyük istekleri sonunda şarkıdaki hikayeyi devam ettiren albümü kaydetmiştir.

‘’Under a Glass Moon’’ ise özellikle grubun gitaris fanları tarafından oldukça beğenilen bir parçadır. Gitar solosu tartım, armoni ve gitar tekniği olarak birçok yerden örnekler sunar. Şarkının sözleri de gitarist John Petrucci’ye aittir. Şarkı oldukça sürükleyici bir tempoya sahiptir. Başlangıcındaki enstrümental kısımda kullanılan melodik dizi, dinleyiciye dünya dışı bir hikayenin anlatılacağı hissini verir.



‘Learning To Live’ isimli parça ise 15/8’lik uzun bir keyboard melodisi ile başlıyor. Albümün en beğenilen parçalarından biridir. Gitar solosu, enstrümental kısmı, vokal melodisi olarak da incelendiğinde oldukça dolu bir şarkı olarak karşımıza çıkmaktadır. Albümün en uzun parçası olmasına rağmen her bölümünde ayrı bir kapı açılır ve şarkı oldukça akıcı olarak ilerler. Ayrıca ‘Learning To Live’ sözlerini bütünüyle John Myung’ın yazdığı albümdeki tek parçadır.




Parçaların hepsine ayrıca değinmeye çalışsam da ’’Images & Words’’ bütünüyle oldukça özel bir progressive rock albümüdür. Birçok listenin yanı sıra Rolling Stones Dergisi’nin en iyi 100 albümü arasında kendisine yer bulmuştur. Yazımızı albümden bir sözle bitirelim;

Love is the dance of eternity…


Yazar: Kenan Selen

0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör