Heri Joensen (Týr): Yapay Zeka Sanatsal Olarak Anlamsız
- Cem Özkılıç
- 6 gün önce
- 5 dakikada okunur
Faroe Adaları (Danimarka) çıkışlı ünlü Progresif Folk Metal grubu Týr'in yüzü, gitarist & vokal Heri Joensen, kendi sosyal medya hesabından Yapay Zeka'nın müzik ve sanat ile ilişkisine dair değerlendirmelerde bulundu.

Týr, konumlanışını belirtmekten çekinmeyen metal müzik gruplarından birisi. Daha önce de müziklerinin aşırı-sağcı gruplaşmalar tarafından lekelenmeye çalışılmasına dair karşı duruşlarını ifade eden açıklamaları da olmuştu.
Joensen, 12 dakika uzunlukta bir video ile YZ'nin herhangi bir sanat biçimi üzerinde kalıcı bir etkide bulunamayacağını, müziğe yenilik getiremeyeceğini düşüncelerini temellendirerek ve güncel örneklerle çeşitlendirerek ifade etti. Heri Joensen'in değerlendirmelerinin tarafımızca yapılmış olan Türkçe çevirisini yazının devamında bulabilirsiniz.
YZ bir araç, güçlü bir araç da olabilir ama kendi başına sanatsal olarak bir anlam ifade etmeyecek.
14 yaşında hayatımı Heavy Metal değiştirdi. Gitar çalmaya ve şarkılar yazmaya başladım. Büyüdükçe, müzik yaratmada gittikçe daha fazla başarıya ulaştım. Ve müzik üretmek şu an hayatta benim için en anlamlı ve zahmete değer şeylerden birisi. Müziğin içinde olmaktan memnunum, bundan daha destansı ve mutluluk verici bir his yok. Ayrıca, insanların müzikten olumlu etkilendiğini duymak da derinden mutlu ediyor.
Bir bilgisayarın bu konuda yapabileceği şeyler ise benim için anlamsız. Beni binlerce kez geçebilir ama bu iki durum birbiriyle alakasız. Müzik yapıyorum çünkü ben bunun için varım. Anlam ve amaç veriyor, varoluşuma bir yön çiziyor ve ölene kadar yapmaya devam edeceğim; herhangi bir makinenin neler yapabileceğinin ise bir önemi yok.
Şimdiye kadar gördüğüm ve duyduğum YZ tarafından üretilmiş eserlerin hepsi adi ve ruhsuzdu. YZ'nin bundan öteye gidebileceğini sanmıyorum. İnsanların bir müziğin orijinal mi olduğunu, dijital mi yoksa organik mi olduğunu ayırt edemeyeceği zamanlar gelebilir. YZ'nin söz yazarı ve müzisyenleri geçebilmesinin bir anlamı olduğunu düşünmüyorum.
YZ müzik en fazla, sınırları çok iyi belirlenmiş ve kurallara sahip olan türlerde yarışabilir ancak zelzele yaratacak yenilikle gelemez.
1997'de IBM firmasına ait satranç motoru olan Deep Blue, dünya şampiyonu olan Kasparov'u yenmişti. Bu bir kilometre taşıydı. Fakat bugün bir satranç motoru olan Stockfish'in, dünya şampiyonu Magnus Carlsen'i yenebilmesi kimseyi ilgilendirmiyor; Carlsen'in Nakamura ve Niemann'ı herhangi bir dijital destek olmadan yenebilmesini seyretmek istiyoruz. Carlsen'in hikayesi ve yolculuğu ilham verici, yeteneği destansı, biz o olabiliriz o da biz olabilir. Stockfish ise bizim bağdaşabileceğimiz ne bir hikayeye sahip, ne de yolculuğa veya yeteneğe sahip; ne biz o olabiliriz ne de o biz olabilir.

Satranç bir çeşit spordur, müzik ise bir sanat ve eğlence biçimidir ama sanat üreten herhangi bir dijital motora bahsettiğim durum uyarlanabilir. Birincisi, YZ sadece alelade sanat üretebilir ve ikincisi, o geliştikçe onunla daha az bağdaşıklık kurabilir hale geleceğiz.
Kasparov, Deep Blue'ya karşı maç kaybetti ama bugün kimse iki satranç motoru arasındaki maçı izlemekle ilgilenmiyor. En güçlü satranç motoru, satranç turnuvalarında notlar tutmada, gözlemcilikte, oyunun nasıl şekillenebileceğine dair tahmin yürütmede kullanılabiliyor. Satranç oyuncularının kendilerini geliştirmesinde ve strateji üretmesinde yardımcı olabilir. Ama çok az sayıda insan iki satranç motorunun karşılaşmasıyla ilgileniyor: haftalar içinde yüzbinlerce maç yapabiliyorlar ve ardından ortalama bir hesaplamayla geliyorlar, insanların kendileriyle özdeşleştirebileceği bir şey değil.
En sevdiğiniz şarkıları düşünün. Örneğin, Queen - Bohemian Rhapsody veya Metallica - One şarkıları olsun. Suno'nun (bir YZ müzik üretme programı) bu şarkıları nasıl geliştirebileceğinize dair önerilerini ne kadar önemserdiniz? Bence çok da değil!
Şunu sık duyuyorum: "müzik teorisi özünde matematiktir" -ben buna pek katılmıyorum- o zaman güçlü bir bilgisayar, iyi bir müziğin nasıl yapılması gerektiğini hesaplayabilir. Bu çıkarım yapılamaz. Bu mantıkla bir bilgisayar dil bilgisi kurallarını çözebilirse etkileyici bir roman yazar da denilebilir. Gerçekte, betimleyici teori ve sanatsal pratik (yöntem ve olay) zar zor örtüşür. Dil, insanlar dil bilgisini keşfetmeden çok önce vardı ve müzik, biz daha iyi müzik yapabilmenin yollarını anlamak için müzik teorisini oluşturmadan çok önce vardı.
Özünde YZ şunu yapıyor: zaten yaratılmış olan bir eseri inceliyor, bir sanat türünü üretmedeki bazı kural ve taslakları kavrıyor ve aynısından yapıyor. En önemlisi de YZ motoru, sadece bir sonucu incelemekle, üretim sürecine dair herhangi bir iç görü kazanmıyor; geri dönüp bir ritim gitar kısmına küçük bir ayar verip kalanını olduğu gibi bırakamaz. Organik üretim sürecinin büyük bölümü "kurcalamakla" ilgilidir. YZ yaşam tecrübesine sahip değildir: gençliğinde müzikle içine dönmedi, müzik üretmedeki mücadeleleri bilmiyor, rakiplerini yenme ihtiyacı duymuyor, özgün olma ve sarsıcı olma baskısı hissetmiyor ve bir sonraki ay kirasını nasıl ödeyeceğinin telaşına düşmüyor.
YZ, fikirler sunabilir, üretim sürecinde destek sağlayabilir ama aslında bu benim şarkı yazarken RhymeZone üzerinden yeni kelimeler ve fikirler bulmamdan farklı değildir. RhymeZone kullanırken, sözlük veya Thesaurus kullanarak yapamayacağım bir şey yapmıyorum, sadece hızlandırıyor. Fakat şarkı sözü yazmaya dair bilgim sıfır olsaydı, anlaşılmak isteme kaygım olmasaydı, en baştaki kendimi ifade etme arzum olmasaydı, RhymeZone kullanmanın bana çok kısıtlı bir yardımı olurdu, o da olursa.
YZ, o olmaksızın bulması çok daha uzun süren öneriler ve seçenekler sunan bir araç haline gelebilir ama esasında yeni olan hiçbir şey ekleyemez. Sadece hız ve olasılıklar sunar, o da bu talimatları giren kişinin bahsettiği şeyi asgari düzeyde bildiği koşullarda.
RhymeZone'dan bir şeyler talep ettiğimde bana ilgili kelimeleri, uyakları, eş anlamlıları, zıt anlamlıları, S ve K ile başlayanları, 3 ve 4 hecelileri vs. sunar. Suno'ya bir talepte bulunduğumda ise süreç nasıl yürüyor bilemiyorum, hangi kuralları ve taslakları takip ettiğine dair fikrim yok. Suno sorduğum soru hakkında üretilmiş yüzbinlerce sonuçtan elde ettiği çıkarımları bana sunuyor ve sorsanız bunların nasıl yapıldığına dair YZ motorunun kendisi bile bir açıklama sunamaz. Dahası, YZ bunları yaparken telif hakkı ihlalleri de yapabilir. Ve nasıl YZ üretimi bir resimde 6 parmaklı insanlar varsa, YZ üretimi bir müzikte de müzik açısından hiçbir anlam ifade etmeyen şeyler bulunabilir ve bunu ancak müzikten anlayan birisi düzeltebilir.
Satrancın çok net kuralları vardır, bunları ihlal ederseniz artık satranç oynamıyor olursunuz. Bu sanat için söylenemez. Sanatta her zaman çerçeveler ve izlenceler vardır ama kimi sanatın özelliği de bu çerçevenin dışına çıkmak ve yerleşik izlencelere anlamlı, cazibeli katkılarla meydan okumaktır. Hangi nesil YZ motoru bunları yapabilecek, şüpheliyim. Bence çığır açan bir sanat ve yenilik için elzem olan insan sezgisi ve tecrübesidir. Çünkü sanat, diğer insanlara anlam ifade etmesi için vardır.

ABD'nin Kuzey Karolina eyaletinden Michael Smith isimli bir adam, YZ kullanarak yüzbinlerce şarkı üretti. Ardından bot kullanarak şarkılarına dinlenme yaratıp on milyonlarca dolar gelir elde etti. 2024 yılında tutuklandı ve dolandırıcılıktan 20 yıl hapis cezasıyla yargılanıyor.
2025 yılının Mart ayında Washington D.C. eyaletinde bir yargıç, hiçbir insan girdisi olmadan yapay zeka ile üretilen bir sanat eserinin Birleşik Devletler yasalarına göre telifinin alınamayacağına hükmetti.
Danimarka hükümeti, 2025 yılının Haziran ayında, vatandaşlarına dijital alanda temsiliyetlerinin (yüz, ses, vücut) telif hakkı ile korunabilmesini sağlayan bir yasal düzenleme hazırladıklarını duyurdu. YouTube, yüksek oranda YZ dayanaklı olan içeriklerin tespitini sağlamak için çabalarını arttırdı ve bunların para kazanmak için kullanılmasını engelledi. BandCamp, YZ üretimi tüm müzikleri yasaklayan ilk platform oldu. Spotify ise başka hikaye... kendi platformları için kendi YZ gruplarını ürettiler. Kaynakları boşa harcayarak ve müşteri kaybederek uzun vadede bunun bedelini ödeyeceklerine inanıyorum.
Deezer platformundan istatisklere göre, platforma günlük yüklenen tüm şarkıların %25 ila %33 aralığında bir kısmı YZ üretimi ama bu YZ üretimi müzikler tüm dinlenmelerin yalnızca %0.5 kadarını oluşturuyor. Ve bu dinlenmelerin de %70 kadarının botlar tarafından yapıldığı tespit edilmiş. Bu durum da YZ üretimi müziğin, organik dinlenmelerin çok çok az bir kısmını oluşturduğu anlamına gelen iyi bir haber.
Şimdilik, YZ müzik üretiminin yüksek, dolandırıcılık girişimlerinin çok ama başarı oranlarının oldukça düşük olduğunu söyleyebiliriz, dinleyicileri neredeyse hiç çekmiyor. Görünen o ki yasal olarak, YZ üretimi ile intihal ve hilebazlık arasındaki mesafe çok kısa.
YZ üretimi sanatın uçacağını sanmıyorum. Çoğu insan bunları duymak istemiyor. Şarkı yazma sürecine hız ve çeşitlilik ekleyebilir ama sonuç olarak RhymeZone örneğinde olduğu gibi, kavrayışı olan birinin, ifade etmeyi hedefleyen birinin bu sanatsal üretim sürecinin diğer ucunda olması ve üretim sürecini yönlendirmesi gerekiyor.
YZ'nin müzisyen olmayan kişileri bir gecede rockstar yapacağına inanmıyorum. Ve müzik akışlarınızı YZ üretimi grupların dolduracağına da inanmıyorum.
Değerlendirmelerin orijinalini Heri Joensen'in hesabında İngilizce altyazı ile izleyebilirsiniz:




Yorumlar