• Yağmur Tüten

NEVERMORE- DEAD HEART IN A DEAD WORLD /Album İncelemesi

Selammmmm umarım herkes çok iyidir. Bugün benim de son zamanlarda keşfettiğim bir grubun en iyi ve de maalesef ki son albümünü inceleyeceğiz. NEVERMORE-DEAD HEART IN DEAD WORLD...

E hadi o zaman başlayalım; biraz gruptan bahsetmek gerekirse 1991 yılında Seattle'da kurulan Heavy Metal grubu maalesef ki 2011 yılından beri aktifliğini yitirmişti. Söylentilere göre sebebi grup üyeleri arasındaki anlaşmazlıklardı. Fakat Nisan 2015'te Warrel Dane grubun dağılmadığını ve de önümüzdeki iki yıl içinde yeni bir albümle geri dönüş yapabileceklerini söylemişti. Ama ölümlü dünya, tam bu iki yıl içinde Aralık 2017'de metal müzik dünyası için bir efsane olan Warrel Dane gözlerini dünyaya yumdu. Ve böylece, onla birlikte yeni albüm ümidi de gömülmüş oldu.

Grubun kurulduğu ilk zamandan beri grupta bazı ayrılıklar yaşanmıştı. İlk kez tek gitaristle albüm yazacaklardı. Bu olay hem müzik eleştiri dünyasının hem de dinleyicilerin dikkatini doğal olarak çok çekmişti. Herkes sonucu bekliyordu. Bir kesim başarısız olmalarını kollarken diğer kesim heyecanla sonucu kucaklayacaktı. Ve sonuç olarak herkesin beklediğinden bile belki iyi bir albüm ortaya çıkarmışlardı.

Albüm işlediği konular bakımından gerçekten bir o kadar anlamlıydı ki 2000'lerin bütün sıkıntılarına hatta sadece 2000'lerin değil varlığımız boyunca savaştığımız ya da sıkıntılar çektiğimiz konulara sitemler ve de göndermeler yapmıştı. Zaten aslında bakıldığı zaman gerçekten adını tarihe kazımış albümlerde de olduğu gibi asıl önemli olan şeyi başarmıştı ; her zaman geçerliliğini sürdürmeyi. (Tabii keşke bu işlenen konular geçerliliğini sürdürmese desek bile.)




Albümde değinmeden edemiyeceğim bir şey daha var o da Travis Smith'in çizimini yaptığı mükemmel albüm kapağıdır. Renklerin, figürün o mükemmel uyumuna gerçekten diyecek bir söz bile bulamıyorum.






THE RİVER DRAGON HAS COME



Bu şarkı grubun belki de en anlamlı şarkılarından biri olabilir. Çünkü söz konusu sadece 10 dakika içinde ölen 85.000 kişiye ithafen yazılmış bir şarkıydı.

1975 yılında Çin'in Yangtze Nehri’nin üzerinde, onca karşıt fikre rağmen kurulmuş olan "The Tree Gorges Dam" barajının sel yüzünden taşması sonucunda ölen binlerce candan sonra bir din adamının çıkıp dalga geçercesine "Nehir ejderhası geldi" demesi üzerine yazılmış şarkı aslında olayı anlatırken bir yandan da çok güzel eleştiriyor. Ve cidden insanların dinlerin etkisinde ne kadar kaldıklarını ve de gözlerinin boyandığına da albüm boyunca çokça değiniyorlar.


"The river dragon

Has come

Souls wash away

The earth has spoken and taken them to their graves

Those who cannot remember the last"


THE HEART COLLECTOR



Vurucu bir aşk şarkısıyla ve de Warrel Dane'in vokaliyle birlikte aşk hayatınızı ya da ayrılık acınızı iliklerinize kadar hissetmek ister misiniz? Cevabınız evetse doğru yerdesiniz.

Şarkının konusu sevdiği kişi artık yanında bir şekilde olmayan bir kişinin artık bu acıyı daha fazla hissetmediğini anlatıyor. O kadar acı çektim ki artık hissizleştim dercesine bize bağırıyor, üzüntüsünü keskin sözlerle dile getiriyor.


‘’Nevermore to feel the pain

The heart collector sang

And I won’t be feeling hollow for so long

Nevermore to feel the pain

The words fall out like fire

Just believe when you can’t believe anymore’’


THE SOUND OF SILENCE



Aslını 1966 yılında "Simon And Garfunkel" in yazmış olduğu şarkı anlatılan olaylar bakımından bir o kadar anlam yüklü bir şarkı. Binlerce insanın verdiği sessiz haykırışın sözleri olarak olayı bir de müzik yoluyla herkese yaymayı amaçlamışlardır. O dönemde orduya girmeye zorlanan gençlerin, Vietnam Savaşına karşı verdikleri sessiz oturma eylemini ardından savaş karşıtı yürüyüşün ilk önce 25.000 kişi ardından da gittikçe artan nüfusla protestolarının başarıyla sonuçlanması ve de Woodstock konseri ile kutlamaları o dönem için, ve de günümüz için başarılarını bahsedilmeye değer kılıyor.

" Fools" said I, "You do not know

Silence like a cancer grows

Hear my words that I might teach you

Take my arms that I might reach you"

But my words, like silent raindrops fell

And echoed in the wells of silence "


Orijinal haline de bayıldığım ama bu coverın da hakkını yiyemeyeceğim şarkıyı belki de cover olduğunu anlamanız için 5-6 kere dinlemeniz gerekir desem yeridir. (Bu arada dinlemeyenler için Disturbed'in de cover'ını dinlemenizi öneririm.)


Daha birçok mükemmel şarkıyı barındıran albümün hepsini mutlaka dinleyin. İnanın bana bağımlısı olacaksınız.


Müzikle kalınnnn!

Bugünlük benden bu kadar!


Albümün geri kalanı için;


0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör