• Kritikzine

SAVATAGE - Edge Of Thorns / Albüm İncelemesi


Savatage grubunun 1993 yılında Atlantic Records etiketi ile yayınladığı yedinci stüdyo albümüdür. Albüm, grup için bir çok başarının anahtarı olsa da, gitarist Criss Oliva’nın trajik ölümünden önce çaldığı son albüm olarak da hafızalarda yer etmiştir. Albümün içeriğini incelemeden önce, grup ve albümde yer alan müzisyenler hakkında bir kaç bilgi vermek, albümün hikayesi hakkında bizlere ön bilgi oluşturabilir.


Öncelikle gitarist Criss Oliva’dan başlamayı isterim. Gitar çalan bir müziksever olarak Criss’in stili ve müzikal görüşü benim için oldukça önemli. Criss, kendi döneminin ve tarzının önemli gitarcılarından biridir. Minör dizilerdeki hakimiyeti ile bilinen Cirss, bir çok hit Savatage şarkısının yazarıdır. Ayrıca hepimizin bildiği üzere Criss Oliva, grububun bu albüme kadar olan vokalisti olan Jon Oliva’nın küçük kardeşidir. Criss, Jackson ve Charvel marka maple fretboard gitarlar kullanmıştır. Söylentiye göre Criss, 1989 yılında Megadeth’in kurucusu Dave Mustaine tarafından Megadeth’e davet edilmiş ancak teklifi reddetmiştir. Fakat Mustaine 2019 yılında verdiği bir röportajda, konuyu yalanlamış; 2. gitarist arayış sürecinde Criss Oliva’ya teklif götüren, Dave Mustaine’in gitar teknisyeni Dan Campbell olduğu anlaşılmıştır.. Criss albümün çıkış yılının sonlarına doğru, alkollü bir sürücünün Criss’in arabasına çarpması sonucu 30 yaşında hayatını kaybetmiştir.



Grubun davulcusu Steve ‘’Doc’’ Wacholz albüm kaydında elektronik davul kullanmıştır. Çalım tarzı sebebiyle grup üyeleri tarafından ‘’doctor’’ olarak çağırılan Steve, albümün kaydından sonra turneye katılmamış, Criss’in ölümü sonrası da gruptan emekli olmaya karar vermiştir.

Bass gitarist J.Lee Middleton gruba 1985 yılında dahil olmuş ve 2001 yılına dek grupla albüm çalışmaları yapmıştır. Criss’in ölümü sonrası gruptan ayrılmak istese de, 1995 yılında grubun tekrar toparlanma çabalarının içinde bulunmuş ve uzun süre grupta kalmıştır. Savatage öncesi yıllarca bar müzisyenliği yapan Middleton, oldukça büyük bir sahne tecrübesine sahiptir. Megadeth ve Dio’nun da bulunduğu turnelerde yer almış ve bu dönemi ‘’muazzam’ olarak nitelendirmiştir.




Albümde Jon Oliva’nın yerine Vokalleri üstlenen Zak Stevens ise Edge of Thorns ile birlikte gruba dahil olmuştur. Albümün prodüktörlüğünü ise Jon Oliva, Criss Oliva ve kariyeri boyunca hem Savatage ile hem de bir çok başat grupla çalışmış Paul O’Neill üstlenmiştir.

Albümün kapağındaki kadın Criss Oliva’nın eşi Dawn Oliva’dır. Kapaktaki ağaçların arasından gözüken yüz ise, Jon Oliva’ya benzetilmiş ancak Criss bir röportajında, ağaçların ardından gözüken yüzün temsili bir figür olduğunu; eşinin figürünün iyiliği, diğer yüz figürünün ise kötülüğü temsil ettiğini belirtmiştir.


Albüm kendisiyle aynı adı taşıyan Edge of Thorns isimli şarkıyla başlar. Piyano introsuna bir kaç ölçü sonra power chordlar eşlik eder ve önceki 6 albüme nazaran, grubun sound’unda önemli ölçüde değişiklik olduğu daha ilk dakikalardan itibaren anlaşılır. Jon Oliva’nın scream vokalleri yerine ise Zak’ın güçlü ve melodik vokali yerini almıştır. Şarkı solo kısmına kadar bu değişiklikleri bize sunar, solo kısmında ise Criss dönemi için ne kadar önemli bir gitarist olduğunu ortaya koymaktadır.

Sonraki parça ‘’He Carves His Stone ‘’ albümün en başarılı parçalarından biridir. Hem lyric olarak hem de müzikal olarak bir çok deneyimi ortaya koyar. Bunun yanında Savatage’ın eski sound’unu bize hissettirir. Hatta Zak şarkının son bölümünde, yüksek notalarda şarkıyı seslendirirken, arkadan da Criss’in solosu gelmektedir. Savatage’ın eski parçalarında da bu tarz işler bolca vardır. Bu arada bu şarkının benim için de oldukça önemli bir parça olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.

Lights Out parçasına bakacak olursak; oldukça agresif bir riffle giriş yapıldığını göreceğiz. Aynı zamanda hareketli ve enerjik bir hissiyata sahip olan şarkı, gün içinde dinlediğinizde nakaratını size sürekli söyleten parçalardan biri olmaya aday. Şarkının gitar solosu bize ‘’shred’’ stili ile ilgili oldukça güzel bir performans sunar.


‘’Skraggy’s Tomb’’ başlangıçta kullanılan chord sebebi ile oldukça gergin bir hava ile başlar. Şarkının hikayesine bakıldığında da aslında oldukça iyi bir anlatım. Ancak bu şarkının asıl beni etkileyen kısmı; nakarat kısmındaki minör dizi üzerinde yazılan riff. Albümün zamanımızın deyimiyle ‘’underrated’’ parçalarından.


‘’Follow Me’’… Bence albümün en iyi parçası. Hikaye ve müzikal uyum olarak gerçekten mükemmel hazırlanmış bir şarkı. Şarkıya katkısı olan prodüktör O’neill ve müzikal olarak şarkıyı tamamlayan Jon Oliva, Savatage için ne kadar önemli kişiler olduklarını bu şarkıda göstermiştir. Sanırım şarkının en güze kısmı da şu sözlerin döküldüğü an; ‘’Don’t need no Politicians, in big black shiny cars’’


‘’Degrees of Sanity, Conversation Piece, Damien ve Miles Away, All That I Bleed’’ albümü oluşturan diğer parçalardan bir kaçı. Bu şarkıların her birinde farklı agresif riffler, güçlü vokal yorumları ve Criss’in yazmış olduğu akılda kalıcı melodilere rastlayabilirsiniz. Özellikle ‘’Damien’’ bu parçalar arasında oldukça güçlü bir yere sahip. Albümün bu beş parçası Savatage fanları tarafından oldukça iyi bilinse de, grubu ‘’duymuş’’ kişilerle sohbet ettiğimizde bu şarkılardan bahsedilmez. Ancak albüm ve grubu bir adım öteye taşıyan parçalar olarak düşünebiliriz. Ayrıca ‘’All That I Bleed’’ şarkısının acoustic versiyonu bulunmaktadır ve bu versiyonu Jon Oliva seslendirmektedir. ‘’Conversation Piece’’ isimli parça albümün 2002 yılındaki sürümünde yayınlanmıştır.

’Labyrinths ve Exit Music’’ albümün enstrumantal şakıları. Özellikle Jon ve Criss ile ilgili müzikal uyum konusunda bizlere örnekler vermektedir. Aslında albümün büyük bölümünde bu tarz enstrumantal bölümlerle karşılaşabiliriz. Ancak bu iki şarkı tamamen bu iki müzisyenin hem müzikal yetenekleri hem de enstruman teknikleri ile ilgili bizlere bilgiler sunar.

Albümün bonus trackleri dışında, 1993’te yayınlandığında içinde bulunan ve sadece gitar-vokal içeren tek parça ‘’Sleep’’. Şakıyı dinlediğinizde Zak’ın gruba girmesinin ne kadar önemli bir durum olduğu anlaşılmaktadır. Şarkı oldukça güzel bir havada ilerler ancak ikinci nakarattan sonra, yine Criss’in agresif riffleri ile bir süre baş başa kalıyoruz…


Albümün sonradan yayınlanan ve Japonya’ya özel bonus trackler içeren bazı versiyonları da bulunmaktadır. Ancak 80’s ve 90’s olan düşkünlüğümden sebep sanırım albümün orijinal versiyonunu yorumlamak bana çok daha çekici geldi. Ayrıca albüm incelemeleri bölümünde daha önceden yayınlanan ve grubun yine önemli albümleri içinde yer alan ‘’Gutter Ballet’’ isimli albümün incelemesini de bulabilirsiniz. Yazıyı yayınlayan Kritikzine ekibine teşekkür eder, yazıyı yine albümden bir bölümle bitirmek isterim;


I knocked on every door

His whole life was written

Written there inside

The new weekly bible

His Modern TV Guide…


Instagram: @kenan_selen




0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör