• Yağmur Tüten

TESTAMENT- THE RITUAL / Albüm İncelemesi

Güncelleme tarihi: 6 Haz

Görüşmeyeli nasılsınız? Umarım hepiniz çok iyisinizdir ve de hazırsınızdır. Çünkü bu albüm için kendinizi hazırlamanız gerekiyor. Karşınızda beni derinden etkileyen ve de birçok tartışmaya konu olan albüm; Testament- The Ritual....


Biraz gruptan bahsetmek gerekirse: Testament, 1983 yılında Kaliforniya'da kurulan bir thrash metal grubudur. Hatta 1980'lerin en popüler thrash metal gruplarından biridir desem yeridir. (Bu albüm bu konuda kavga konusu yaratacak olsa bile...) Grubun gitaristi Eric Peterson ve de kuzeni Derrick Ramirez tarafından kurulan grup, ilk başta The Legacy adıyla başlamış, ilk albümlerini kaydettikleri sırada şu an da bildiğimiz isimleri olan Testament'e geçmişlerdir.


Pekiiiii neden mi bu albüm tartışma konusu oldu?


Çünkü "The Ritual" albümü öncesinde çıkardıkları albümlerden farklı olarak sadece thrash metal albümü değildi. Basın ve de albümü dinleyen, thrash metal bulma umuduyla yaklaşan geleneksel Testament severler albümü dinledikleri zaman o dönem Metallica'sının kötü bir kopyası niteliğinde olduğunu öne sürmüşlerdi. Bu dinleyici kitlesini ikiye ayırmıştı.

İlk grup, yenilikleri ve değişimleri kabul ederek albümü beğenenler;

İkinci grup ise Testament'in Thrash metale resmen ihanet ettiğini düşünürcesine albüme kayıp gözüyle bakanlar.

Şahsen ben ikinci gruba katılmıyorum. Çünkü bu albüm diğer albümlerden ve de diğer thrash metal gruplarından farklı olarak daha ağır ve de daha çok anlam yükü taşıyan bir albüm bana göre.

Eeee tabii bir de Eric Peterson'un ritim gitarıyla, Alex Skolnick'in sololarının da hakkını yiyemem.


Sisteme karşı gel!

Thrash metalden ödün vermelerine rağmen, sonucundaki ortaya çıkardıkları işle hayranlarını mutlu ettikleri bu şarkıda sisteme karşı gelmeyi mükemmel bi karanlık havayla bize yansıtmıştı. Resmen kurdukları dünya içine çekildiğimiz dakikalarda birden Chuck Billy'nin "Who are you ?" demesiyle tekrardan kendimize gelerek, belki de kendimize, belki de kendimizin oluşturduğu bu sisteme sitem etmeye çağırtıyor bu şarkı.


Albümdeki benim favorim, Return to Serenity...

Bu şarkıda aslında çok güzel bir kurmaca dünya anlatılır. Kendi mental ütopyasında yaşayan, ve sadece hayallerinde dünyanın daha iyi olduğunu düşünen kişinin ordan çıkmayarak kendini yalnızlaştırması konu edinilir. Ama hani nasıl bi yalnızlaştırma derseniz şöyle diyebilirim ki, gitar introsu ve solosuyla da birlikte bir şarkıda bu kadar doğru, aynı zamanda acı sözleri birleştirmek her grubun yapabileceği bir şey değil diyip sizi sadece bir kere dinlemeye davet edebilirim...

”I’m so alone My head’s my home And I feel So alone You know At last I’ll return to serenity”


Bugünlük bu kadar

Müzikle kalınnnn!

Albümün geri kalanını dinlemek isteyenler için:



0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör