Birmingham, İşçi Sınıfı ve Metal Müziğin Doğuşu...
- yusufalitayap
- 27 Nis
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 1 May
Heavy Metal’in felsefesi de kökenleri olan blues, punk ve rock n roll gibi bir başkaldırı, ağıt, aykırılık kavramları üzerinden türemiştir. Sanayi devrimiyle yalnızca işçi popülasyonu giderek artmamış, beraberinde sosyal-toplumsal sorunları ve sınıfları doğurmuştur. Punk ve rock müziğin iyice popüler olduğu bu dönemde işçi müzisyenlerden oluşan bir grup daha sertleşen gitar tonlarından ve şarkı sözlerinden beslenerek yepyeni bir türün ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Black Sabbath’ın öncüsü olduğu bu tarz daha sonra diğer gruplarında tarzlarını benimsemesine yardımcı olmuş ve popüler müzik tarihinin en etkili müzikal dönemlerinden birini beraberinde getirmiştir. Metal müziğin “işçi” müziği olup olmadığı sorusu üzerine düşünüldüğünde yalnızca coğrafi açıdan bu mesele ele alınmamalı, metal müziğin anlatmak istediklerini yani “dilini” anlamamız gereklidir.
İngiltere'deki Problemler
Karl Marx ağustos 1849’da Londra’ya gider ve burada işçi sınıfı sorunlarını tespit eder. İşçiler küçük yaşta çalışmaya başlıyor, herhangi bir eğitim almadıkları halde ağır makinelerin başına geçirtiliyor ve absürt çalışma saatlerine maruz bırakılıyordu. Bu şartlarda bile yalnızca karınlarını doyurabilecek kadar ücret alıyorlardı. Korkunç iş kazalarına karşı hiçbir önlem yoktu. Bu kazalarda insanlar uzuvlarını kaybediyor ya da çok kötü yaralanıp ölüyorlardı. İşçiler çalışabildikleri kadar çalışıyor, hastalandıklarında veya bir iş kazası geçirdiklerinde işten derhal çıkarılıyorlardı. Karl Marx bu kapitalizm düzeninden etkilenerek en büyük eserlerinden biri olan Kapital’ı yazdı. Kapital kimsenin toprak sahibi olmadığı, herkesin ortaklaşa çalışıp ürettiği bir toplum vaat ediyordu. Kişisel servet kavramı ortadan kalkınca bireyler hırslarına köle olmayacak, servet artırımına kimse kurban edilmeyecekti. İşçiler çalışmalarının karşılığını alıp insanca yaşamaya, sanata, eğitime zaman ayırabileceklerdi. Karl Marx’ın gene İngilterede Engels ile yazdığı Komünist Manifesto’ da “Dünyanın bütün işçileri birleşin” çağrısının burada yapılmış olmasının metal müzik için bile bir tesadüf olmadığını söylemek mümkün.
Tony Iommi-Black Sabbath

Marx’ın ziyaretinden yaklaşık bir asır sonra İngiltere’nin Birmingham kentinde başlıyor hikayemiz. Eskiye nazaran bir nebze daha iyileşmiş olan çalışma şartları, hala insan haklarını gözetmiyordu. Bir önceki başlıkta bahsettiğimiz iş kazalarından birinin kurbanı da 17 yaşında Tony Iommi oldu. Kullandığı makinenin bıçağı sağ elinin üstüne düştü, orta ve yüzük parmaklarının bir kısmını kopardı. Tony gitar çalmayı çok seviyordu. Ailesini geçindirmek için çalıştığı fabrikadan arta kalan zamanlarda gitar çalıyor, işçi arkadaşları ile kurduğu grup ile küçük barlarda sahneye çıkıyordu. Bu yüzden bu korkunç kazaya rağmen müziği bırakmak istemedi ve kendi yaptığı plastik yüksüklerle gitar çalmaya devam etti. İki yıl sonra Tony, onunla birlikte çalan davulcu arkadaşı Bill Ward ile grupları Mythology’den ayrılarak kendileri gibi işçi olan Geezer Butler ve Ozzy Osborne ile yeni bir grup kurmaya karar verdi. Bir sürü isim değişikliğiden sonra Black Sabbath isminde karar kılarlar. 13 Şubat 1970 yılında grubun ilk stüdyo albümü Black Sabbath - Black Sabbath yayınlanır ve müzik tarihinde ilk heavy metal albümü olarak anılmaya başlar. Albüm ağır gitar riffleri ve adeta örse çekiçle vuruluyormuş hissi veren davul çanlarıyla doludur. Tony Iommi’nin kazalı eli yüzünden “Power chord” gitar riffleri albüme ve gelecekteki tüm metal müzik alt kültürlerine, karekterini verecek bir teknik olmuştur.
New Wave Of British Heavy Metal

1970’lerin sonuna gelindiğinde İngiltere son derece önemli toplumsal çalkantıların gerilimlerin beşiği haline gelmişti. Gelişmiş sanayi toplumları, Fransa’daki “1968” başkaldırısının yıkımının sonrasında varoş kesimlerin reddedişlerine sahne olacaktı. İşçi hareketleri artık çok daha büyük yankı uyandırır... Aşağı yukarı 120.000 kişinin Mart 1984’te başlayıp bir yıla yakın sürdürdüğü büyük madenci grevi bu dönemde yaşanan en önemli olaydır. Eski başbakan Margaret Thatcher, göreve gelmeden önce işçilerin gücünü kıracağına söz vermiş, göreve geldiği yıl da yaklaşık 30.000 kişiyi işten çıkarmıştı. İlk kıvılcımları 1970’lerin sonlarına doğru görülen İngiltere’deki işçi hareketi, sadece takındığı politik tavırla kendisini ifade etmiyordu. Dönemin sanatsal ifadelerini de beliriyordu. İşte bu dönemde 1979 ile 1985 yılları arasında kendini gösteren New Wave Of British Heavy Metal (NWOBHM) –Türkçesi ile ‘Yeni Dalga İngiliz Heavy Metali’-, popüler müzik tarihinin en etkili müzikal dönemlerinden biri olarak tarihteki yerini aldı ve günümüze değin süre gelen "heavy metal" müziğin asıl kaynağı olarak görüldü. Dönemde yaşanan toplumsal gerilimin bir sonucu olarak, icra edilen müzik iyice sertleşmiş, daha isyankar bir hale gelmişti. Örneğin NWOBHM akımının öncü gruplarından Judas Priest’in gitaristi Glenn Tipton grubu ilk kurduğu sıralarda çelik fabrikası British Steel’de işçidir ve bu fabrika traş jileti üretir. Zaten Judas Priest’ in albüm kapaklarında jilet ve demir kesici tasvirleri sık sık görmekteyiz. Yine Judas Priest’in 1988 tarihli Ram It Down albümlerindeki Monsters of Rock adlı parçada, doğup büyüdükleri şehir olan Birmingham’dan “black country” diye bahsederler. Çünkü Birmingham’da evler, fabrika bacalarından çıkan dumandan dolayı siyahlaşmış haldedir ve bundan dolayı yerel bir tabir ile “black country” olarak anılır. Bunun gibi örnekleri çoğaltmak mümkündür.
Metal Müzik=İşçi Müziği?
Türlü türlü olaylar ama hepsinin ana fikrinin işçi sınıfı olduğu İngiltere’de; Kendisinden önceki bütün popüler müzik algılarını altüst eden, müzisyenlerin bulundukları toplumsal sınıfın özelliklerini gösterdikleri bir müzik akımı olarak heavy metal, işçi sınıfının yoğunlukta olduğu Birmingham şehrinde doğdu. Beraberinde yeni bir akımı da dünyaya tanıtmış oldu. Her müzik türü gibi Heavy metal müziğinin de sosyo-politik bir tarafının olduğunu ve bunun gerek dolaylı veya dolaysız bir şekilde, bu müziğin bazı kavramlarla çağrıştırılmasına sebebiyet verildiğini net olarak görmekteyiz. Her ne kadar şarkılarda apaçık bir şekilde “bütün dünya işçileri toplanın” çağrısını görmesek de, evet Heavy Metal bir sınıfın müziğidir. İşçi sınıfının… “




Yorumlar