Cryogen Yayınlandı: Muse Bu Defa Ateşi Kapatıp Soğuğu Açıyor!
- Kübra Yıldırım
- 2 saat önce
- 2 dakikada okunur
Muse uzun zamandır stadyumları nasıl dolduracağını, distopyayı nasıl paketleyeceğini, kaosu nasıl koreografiye çevireceğini ezbere yapan ve ne yaptığını bilen bir grup. O eski kontrolsüzlük, yerini kusursuz bir sisteme bıraktı. Bugün hâlâ yeri doldurulamayan Muse, yeni teklisi "Cryogen"i çıkardı! Ama öyle “dinle geç”lik bir şey değil. Senin adeta o ritmin içine girmeni ve hatta mümkünse seni oraya kilitlemek istiyor, bizden söylemesi.

“Cryogen” kelimesi kulağa ilginç geliyor. Geldiği gibi de sahneye çıkmıyor, sahnenin arkasına gidiyor. Bir tür bir geri sarma değil bu; daha çok eski bir dosyayı açıp üzerine yeni bir çizik atmak gibi. Tanıdık ama huzursuz. Şarkı daha ilk saniyede kendini ele veriyor: gitar yukarıdan giriyor, kıvrılıyor, sinirli bir spiral gibi dönüyor. İlk refleks “Eski Muse geri mi geldi?” oluyor ama hayır çünkü bu bir nostalji numarası değil. O erken dönem sertliği hissediliyor ama artık steril değil. Daha bastırılmış, daha kontrollü ve tuhaf bir şekilde daha soğuk. Parça boyunca gerilim çözülmüyor. Bildiğin Muse formülü olan yüksel, patla, dağıt burada kırılıyor. Yükseliyor ve seni orada tutuyor. Çözülmek yerine bilinçli olarak donuyor.
Zaten “Cryogen” dediğin şey: dondurmak. Ama burada mesele o şeyi korumak değil, askıya almak. Şarkının duygusal zemini de tam olarak burası.
Hislerin iptal edilmesi.
“Ağlayamamak” bu parçada bir güç olarak değil, bir sistem hatası karşımıza çıkıyor. Bir şeyler fazla yaşanmış, sonra da tamamen kapanmış gibi.
Muse ilk kez bu kadar içe kapanık bir boşluk yazıyor.
Uzay metaforu yine var ama bu sefer kaçış yok, epik bir kurtuluş anlatısı yok. Daha çok iki kişi arasındaki mesafenin büyüyüp bir gezegene dönüşmesi gibi. Biri merkez oluyor, diğeri onun etrafında sürükleniyor. Hatta biraz bağımlılık kokuyor. Yıllardır kurdukları o büyük sistem eleştirisi ilk kez bu kadar kişisel bir kırılmaya indirgeniyor. Sistem artık dışarıda değil, içeride.
Ortadaki kırılma anı da bir “şov” değil, breakdown değil; iç çöküş. Davullar kabarıyor, bas kirleniyor, vokal geriliyor. Solo geliyor ama “bak ne kadar büyüğüz” demiyor. Daha çok “hala buradayız” gibi duyuluyor. Eskiden Muse o anlarda sahneyi parçalıyordu, şimdi sadece yüzeye bir iz bırakıyor.
“Cryogen” bu yüzden garip bir yerde duruyor. Muse burada kendini tekrar etmiyor ama ileri de gitmiyor. Bildiği her şeyi kullanıyor -hatta fazla iyi kullanıyor- ve bazen bu kontrol, o eski deliliğin önüne geçiyor. Şarkı ne tam patlıyor ne de tamamen sönüyor. Arada kalıyor. Bazı parçalar yakar ama bazıları seni söndürmeden dondurur. Bakalım Kuzey Amerika’yı kapsayacak yaz turnesinde bu parça hangisi olacak?




Yorumlar