Labyrinthus Stellarum Röportajı: Grubu Yakından Tanımak İsteyenler Buraya
- Cem Özkılıç
- 11 May
- 6 dakikada okunur

Ukraynalı Atmosferik & Melodik Black Metal / Ambient müzik grubu Labyrinthus Stellarum, genç kadrosu, özgün tematik müziği ve nitelikli üretim hızıyla son dönemde dikkat çeken yeni nesil black metal gruplarından biri.
Kritikzine ekibimizde grubu severek dinleyenler var. Bu güzide grubu Türkiye'de dinleyen başka insanlar da olduğunu biliyoruz. Daha önce hiç Türkçe röportaj yapılmadığını gördüğümüzde, dinleyicilere bu grubu daha yakından tanıtmak için bu söyleşiyi hazırladık.
Keyifli okumalar dileriz.
Kritikzine (Cem Özkılıç): Labyrinthus Stellarum kısa sürede dikkat çekti, ses getirdi ve yılda 1 albüm üretmek gibi çılgınca bir hızla 3 yıldır devam ediyorsunuz. Üstelik genç müzisyenler olarak bu sizin ilk projeniz. Son albümünüz de 2025 yılının Mayıs ayında çıktı. Müzik kalitenizi düşürmeden bu tempoyu korumayı nasıl başarıyorsunuz? 2026 için planlarınız neler?
Labyrinthus Stellarum (Alexander Andronati): Yılda bir albüm yayınlayabilmemizin sebebi, müzik yapma sürecini gerçekten çok sevmemiz; bir şeyden zevk aldığınızda, ona bolca zaman ayırmak o kadar da zor gelmiyor. Ayrıca, yeni parçalar genellikle önceki yıllardan kalan materyallere dayanıyor. Grup kurulmadan önce bile çeşitli türlerde (ambient, hip-hop, dubstep) bestelediğim melodiler, riffler ve synthesizer pasajları.
2026'da bir sonraki albüm döngüsüne başlamayı umuyoruz. Dördüncü albüm muhtemelen 2026'da çıkmayacak olsa da, ilk single'ların çıkacağı neredeyse kesin. Ayrıca bir işbirliği üzerinde çalışıyoruz, ancak henüz kiminle olduğunu açıklamayacağız.
Kritikzine (Cem Özkılıç): Hem astronomi haberlerini okumaktan ve geceleri göğü izlemekten, hem de metal müzik dinlemekten keyif alan birisi olarak söylüyorum, müziğiniz oldukça özel bir alanda yer alıyor. Yarattığınız işler, bu konulara ilgisi olan insanlarda oldukça derin hisler bırakıyor. Çocukluk yıllarınızdan beri bilimkurguya ve uzaya ilgi duyduğunuzu, Lustre, Eldamar, Mesarthim, Windveill gibi sanatçılardan da esinlendiğinizi başka platformlara verdiğiniz önceki röportajlarınızdan öğrenmiştim. Kendi grubunuzu kurma fikri nasıl ortaya çıktı? Ve başladığınız günden bu yana, dinleyicilerden aldığınız geri dönüşler size neler hissettiriyor?
Labyrinthus Stellarum (Alexander Andronati): 2021 yılının sonunda, arkadaşımız ve eski gitaristimiz olan Oleksandr Kostetskyi’nin, hepimizin çok sevdiği Lustre tarzında bir albüm kaydetmeyi bana önermesiyle kendiliğinden ortaya çıktı bu grubu kurma fikri.
İlk albümümüzün bu kadar başarılı olacağını beklemiyorduk ve bu durum, bu projeye devam etmemiz için bize gerçekten ilham verdi. Başlangıçta konser vereceğimizi bile düşünmüyorduk, ancak albümün yayınlanmasından çok kısa bir süre sonra farklı mekanlar ve organizatörlerden davetler gelmeye başladı ve biz de canlı performans kadrosunu oluşturmaya başladık.
İlk soruya geri dönersek, hayranlarımızın tüm desteği ve tepkisi de daha hızlı ilerlememize yardımcı olan en önemli şeylerden biriydi.
"Bu tür, kesinlikle elde ettiğinden daha fazla ilgiyi hak ediyor."
Kritikzine (Cem Özkılıç): Kozmik / uzay black metal sahnesine dair fikirlerinizi almak istiyorum. Metal müzikte tema olarak ortaçağ ve fantastik Orta Dünya hikayeleri duymaya epey alıştık. Ya da politik mesajlar, sosyal meseleler, bireysel sorunlar, bunlardan bahsedenlere de sık rastlıyoruz. Ama uzay ve bilimkurgu konuları hala çok yaygın değil. Aslında sizin de örneğini teşkil ettiğiniz üzere, black metal uzay temasıyla muhteşem bir uyuma sahip; black metalin kendi doğasından gelen saldırganlık ile kozmik olayların şiddetli kargaşası birleşince harika müziklere imkan doğuyor. Bu alanın kıymetini keşfedenler zamanla çoğalır mı dersiniz?
Labyrinthus Stellarum (Alexander Andronati): Kesinlikle harika kozmik black metal sanatçıları var: Darkspace, Mesarthim, Celestial Annihilator, Blitzar IV, Bezmir... Ve bu türün gelişmeye devam etmesini ve daha geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmasını umuyoruz; zira şu anda bu tür oldukça yeraltı bir akım ve kesinlikle elde ettiğinden daha fazla ilgiyi hak ediyor.
Kritikzine (Cem Özkılıç): Beraber sahne paylaşmak veya split albüm çıkartmak istediğiniz kozmik black metal sanatçıları var mı? Bir dönem bu müziği üretmiş ve artık üretmeyen Alrakis, Aastyra gibi sanatçılardan "keşke müziğe devam etseydi" dedikleriniz oluyor mu?
Labyrinthus Stellarum (Alexander Andronati): Darkspace ve Mesarthim ile birlikte çalmak çok harika olurdu. Mesarthim, kısa bir süre önce Cosmic Void Festivali’nde ilk konserini verdi.
Müzik üretmeyi bırakan sanatçılara gelince, Severoth’un yan projesi olan ve Bezmir adıyla sadece bir albüm yayınlayan Bezmir’den yeni bir şeyler duymayı gerçekten çok isterim. Windveill için de durum aynı, o da aktif bir sanatçının aktif olmayan bir yan projesi, sadece farklı şeyler yapıyor.
Ayrıca Hoth'un geri dönmesini de çok umuyorum, ancak onların kozmik black metal olarak adlandırılabileceğinden emin değilim… Daha çok Star Wars temalı melodik black metal gibi. Her neyse, harika bir grup!

Kritikzine (Cem Özkılıç): Sosyal medyanızdaki platformlarda hesaplarınızı takip ediyorum ve konser veren bir grup olduğunuzu biliyorum. Kitle de epey coşkulu görünüyor. Peki siz canlı şovlardan mı yoksa stüdyoda üretim yapmaktan mı daha çok keyif alıyorsunuz? Kimi kozmik black metal grupları canlı performansta davul kullanmıyor, örneğin Darkspace. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Labyrinthus Stellarum (Alexander Andronati): Canlı performans mı, yoksa stüdyoda müzik yazmak mı, hangisini daha çok sevdiğimi söylemem mümkün değil. Bunlar tamamen farklı iki dünya. İkisi de çok eğlenceli!
Davul veya diğer enstrümanları kullanmamaya gelince, tabii ki canlı performans ne kadar “canlı” olursa o kadar iyi ve grupların arka plan müziği olmadan her şeyi canlı çalabilmesi her koşulda daha iyi. Ama bazen bu teknik olarak imkansız ya da uygulaması son derece zor olabiliyor, özellikle de müzikte elektronik müzik unsurlarının yoğun olarak kullanıldığı durumlarda. Bu yüzden biz de synth'ler ve bazı perküsyonlar için arka plan müziği kullanıyoruz ama benim için canlı konserde gerçek bir davulcunun olması şart - ama bu sadece benim düşüncem. Sonuçta her grup buna kendisi karar verir.
"Yapay zeka, sanata sahiden zarar veriyor."
Kritikzine (Cem Özkılıç): Albüm kapaklarınızın tamamı gerçek sanatçılar tarafından üretilmiş, eserlerinizde yapay zeka kullanmıyorsunuz. Yapay zekaya görsel ve hatta direkt müzik ürettiren insanlar var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sizce yapay zeka sanata zarar mı veriyor yoksa sanatı kolaylaştırıyor mu?
Labyrinthus Stellarum (Alexander Andronati): Yapay zeka, sanata sahiden zarar veriyor.
Yapay zeka, insan emeğinin yerini alıyor ve sanatçıların sevdikleri işi yaparak para kazanmak için zaten zorlandıkları bir pazarda rekabet yaratıyor.
Sanat her zaman insan ruhunun bir yansıması olmuştur ve öyle kalmalıdır. Bir resim ya da şarkı yapay zeka tarafından beş saniyede üretiliyorsa, bu neyi yansıtabilir? Hiçbir şeyi! Sadece dijital gürültü!
Dürüst olmak gerekirse, ikinci albümümüzde biz de yapay zeka kullandık. Ancak bundan pişmanız. O zamanlar, yapay zeka konusu yeni ortaya çıkmıştı, yeni ve ilginç görünüyordu; sanat alanında yapay zekanın yaratacağı sorunun tam boyutunu henüz anlamamıştık. Öte yandan, o dönemde gerçekten harika bir sanatçıyla çalışmak için gerekli bütçeyi karşılayamazdık. Her halükarda, olan oldu.
Mark Cooper üçüncü albümümüzün kapağını tasarladı. Dördüncü albümde de onunla çalışmaya devam edeceğiz.

Kritikzine (Cem Özkılıç): Uzayla ilgili ilginizi en çok çeken şey nedir? Farklı biyolojik koşullarda oluşabilecek değişik şekillerde yaşam olasılıkları mı, evrenin büyüklüğü ve insanlık için bilinmezliği mi, kimi gök cisimleri ve olaylarının çok kudretli ve tehlikeli olması mı ya da mesela insan medeniyeti olarak kendi kurduğumuz düzen içindeki gündelik pratiklerin yaşamımızı anlamsız rutinlere sokmasının bunaltısından kaynaklanan bir anlam arayışı mı, belki başka bir şeyler? Çok genç yaşlardan itibaren ilginizi çeken ve size bu muhteşem müziğin yakıtını sağlayan şey sizce neydi?
Labyrinthus Stellarum (Alexander Andronati): Aslında, kendi sorununun cevabını kısmen kendin vermişsin :) Dünya dışı yaşam formları, evrenin enginliği, tüm gizemleri ve güzelliği. Bunların hepsi gerçekten ilham verici!
Ama beni tüm bunlara ilk başta çeken şey, kesinlikle bilimkurguydu.
Kritikzine (Cem Özkılıç): Sizi en çok etkileyen bilim kurgu eserlerini merak ediyorum, bahsetmek ister misiniz? Kitap, film, oyun, ne varsa. Örneğin ben All Tomorrows kitabını okurken sizin albümlerinizi dinlemiştim, çok yakıştığını da söyleyebilirim. Labyrinthus Stellarum (Alexander Andronati): Harika bilimkurgu kitapları, filmleri ve oyunları var, çok sayıda.
Kitapları tek tek saymak uzun sürer, ancak yazarlar arasında Robert Sheckley, Ray Bradbury, Isaac Asimov, Orson Scott Card ve Harry Harrison’ı özellikle belirtmek isterim.
Filmler arasında ise kesinlikle Interstellar’ı seçerdim. O filmi 16 yaşındayken izlemiştim ve o zamana kadar izlediğim hiçbir filmden Interstellar kadar fazla etkilenmemiştim...
Hem benim hem de kardeşim için en etkili bilimkurgu bilgisayar oyunu muhtemelen StarCraft serisidir. Şaheser bir oyun!
Yeni nesil black metal gruplarının, bu türün öncüleri ile aynı tonda çalmaması iyi bir şey.
Kritikzine (Cem Özkılıç): Black metalcilerin kimisi old school tarza görünüm ve seste sıkı sıkıya bir bağlılığı savunurken, kimisi yenilikçiliği ve farklı müziklerden gelen elementlerle harmanlanmış yeni sesleri, kendine has sahne kostümlerini benimsiyor. Klasik anlamda black metal (örn: Mayhem, Darkthrone(old school), Gorgoroth, Urgehal, Nargaroth) gibi gruplar ile yeni nesil black metal grupları arasında (Deafheaven, mgła, Gaerea, Grima, Uada) hissedilir bir duruş ve sound farkı var. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz?
Labyrinthus Stellarum (Alexander Andronati): Eninde sonunda herkes ne üretmek istediğine kendisi karar veriyor.
Yeni nesil black metal gruplarının bu türün öncüleri ile aynı tonda çalmaması iyi bir şey. Bu, türün hayatta olduğunu ve geliştiğini gösteriyor.
Bizim ilgimizi çeken tam da farklı türlerden gelen unsurların bir araya getirilmesi. Yeni ve benzersiz bir şey yaratma çabası: modern black metal ile progresif metal ve metalcore’un yanı sıra elektronik müziğin harmanlanması.
Kritikzine (Cem Özkılıç): Sizin grup olarak Almanya'da yaşamak zorunda kaldığınızı okumuştum. Hala orada mısınız? Ülkenizin içinde bulunduğu durumun sizin için mümkün olan en az zararla en kısa sürede bitmesini temenni ediyoruz.
Labyrinthus Stellarum (Alexander Andronati): Ben Ukrayna’da yaşıyorum. Gitarist, yani kardeşim Misha ise Almanya’da yaşıyor. Savaş yüzünden birkaç yıldır görüşemiyoruz. Bu yüzden hepimiz savaşın bir an önce sona ermesini umuyoruz.
Kritikzine (Cem Özkılıç): Türkiye hakkında düşünceleriniz neler? Daha önce hiç ülkemize geldiniz mi, gelmeyi ve bir gün konser vermeyi düşünür müsünüz? Buradaki dinleyicilerinize iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
Labyrinthus Stellarum (Alexander Andronati): İkimiz de çocukken Türkiye’yi ziyaret etmiştik, bu yüzden Türkiye bize mutlu çocukluk anılarını hatırlatıyor.
Savaş bittiğinde Türkiye’yi ve diğer birçok ülkeyi ziyaret edebileceğimizi umuyoruz.
Hayranlarımıza mesajımız ise şudur: Her birinize minnettarız ve hepinizi seviyoruz! Güzel müzikler dinleyin ve sevgiyi yayın!
Labyrinthus Stellarum temelde 2 kişi. Kalan sanatçılar canlı performansta destek veriyor. Temel üyeler: Alexander Andronati - 25 yaşında, vokal ve klavye/synth (Alex aynı zamanda stüdyo kayıtları esnasındaki aranje, davul sesleri, söz yazımı gibi katkıları da yapan kişidir) Misha Andronati - 18 yaşında, lead gitarist Canlı destek: Kurtev Kirill - bas gitar Yura - bas gitar Dmytro Bokhan - davul Vladyslav Kyndiuk - ritim gitar
Maxym Kryvcov - bas gitar Eski üye(ayrılan): Oleksandr Kostetskyi - 2021-2023 arası lead gitar Nordwind (Andriy Butok) - 2024-2025 arası canlı davul




Yorumlar