Perde Kapanırken Megadeth Hâlâ Burada
- Ayça Beyazsac ✪

- 3 dakika önce
- 3 dakikada okunur
Megadeth, uzun kariyerinin sonuna yaklaşırken kendi adını taşıyan veda albümünü yayımladı. Dave Mustaine liderliğindeki Megadeth, yıllar boyunca metal dünyasında bıraktığı izleri dramatize etmeden, olduğu gibi kabul ederek noktalamayı tercih ediyor. Albüm, bugüne kadar olanları toparlayan bir özetten çok, grubun kendine dönüp “devam edecek miyiz?” diye sorduğu sakin bir durak hissi veriyor.

Beklentiler çok açıktı bence. Kimse Rust in Peace gibi bir sey beklemiyordu ama o eski Megadeth havasını ve o huzursuzluğu merak ediyorduk. Teknik kısım her zaman iyiydi. Mesele şarkıların arkasında hâlâ bir anlam ve motivasyon olup olmadığıydı. Albüm bu soruya bazen olumlu, bazen kararsız cevaplar veriyor.
Açılış Tipping Point ile yapılıyor ve parça daha ilk saniyelerde ters köşe yapıyor. İntro beklediğimden farklı bir yerden giriyor, özellikle sonundaki Dave Mustaine solosu parçayı bir anda yukarı taşıyor. Parçanın omurgasını ise büyük ölçüde Dirk Verbeuren kuruyor. Davul yazımı o kadar belirleyici ki, bu dinamizm olmasa şarkı aynı etkiyi bırakır mıydı emin değilim. Sert, doğrudan ve nostaljiye yaslanmadan ilerliyor. Ritimler parçayı sadece bir albüm açılışı olmaktan çıkarıp ayakta tutuyor. Albüm geneli için düşündüğümde, Tipping Point rahatlıkla ortalamanın üstünde kalan parçalardan.
Hemen ardından gelen I Don’t Care umursamaz tavrıyla Punk havasında. Diskografide biraz ayrı bir yere oturuyor herkesi memnun edemeyecek ortalama bir parça gibi.
Hey God sürprizdi bence. Mesaj vermeye calışmadan iç konuşma gibi. Şarkıyı samimi kılan bu sanırım. Ama müzikal tarafta bildiğimiz Megadeth var. Riff’ler ve tonlar, grubun 90’ların ortası ve sonu dönemini hatırlatıyor ve bu da albümde ilk kez yeni bir parçanın gerçekten eski Megadeth hissi vermesini sağlıyor. Bu içe dönük hava uzun sürmüyor. Let There Be Shred ile tempo yükseliyor ve albüm tekrar daha hızlı, daha doğrudan bir çizgiye geçiyor.
Puppet Parade albümün gerçek ağırlık noktası. Megadeth’i Megadeth yapan ne varsa burada net biçimde hissediliyor. Grubun yıllar içinde biriktirdiği her şey, sanki burada kendiliğinden bir araya gelmiş gibi duruyor.
İkinci yarı biraz düşüyor. Another Bad Day ismiyle ilk anda bambaşka bir çağrışım yapsa da, intro girdikten sonra beklentiyi ters köşe yapan parçalardan. Açıkçası ilk dinleyişte bu kadar oturaklı bir şarkı çıkacağını düşünmemiştim. Temposu tam kararında ilerliyor. Sözler çok iddialı sayılmaz ama müzikal taraf bunu büyük ölçüde telafi ediyor. Genel tabloda, albümün ortalama parçalarından biri.
Bu noktada albüm, zaman zaman Megadeth’in farklı dönemleri arasında geziniyormuş hissi yaratıyor. Eski ve yeni yan yana duruyor ve biri diğerini bastırmadan.
Made to Kill albümde hâlâ eski usul hızlanmalara göz kırpan son parça gibi duruyor. Orta tempolu, sağlam riff’lerle ilerlerken aniden açılan hızlı bölümlerle yön değiştiriyor. Bu noktadan sonra albüm o 80’ler thrash refleksini tamamen geride bırakıyor. Devamında gelen şarkılar daha çok Mustaine’in 90’larda ağırlık verdiği melodik çizgiye yaslanıyor.
“Obey the Call” ve “I Am War” ise politik ve otorite karşıtı Megadeth geleneğini sürdürüyor, güçlü rifflere sahip olsalar da albümün genelinde biraz daha “modern dönem Megadeth” hissi veriyorlar.

Albümün duygusal ağırlık merkezi ise tartışmasız “The Last Note”. (Burda ağladım a dostlar) Mustaine’in doğrudan dinleyiciye seslenen tavrı ve akustik dokunuşlar bu parçayı bir kapanıştan fazlası hâline getiriyor. Bu bir veda şarkısı ve bunu saklamaya çalışmıyor. Abartmadan, bağırmadan, dramatize etmeden… sadece söylüyor.
Ride the Lightning coverı en cok konuşulanı. Bir kesim hayal kırıklığı olduğunu düşünüyor. Ama sembolik, Mustainein Metallica geçmişini kendi şarkısıyla kapatması ironik. Bundan daha Mustaine olamaz herhalde. Ben maalesef beğenmeyen kısımdayım albüm The Last Note ile bitirilmeliymiş.
Bu albümde gitar meselesi başlı başına bir konu. Mustaine’in hâlâ elinin paslanmadığını zaten biliyoruz ama Teemu’nun katkısıyla iş başka bir noktaya taşınmış. Sololar çok fazla evet, ama kontrolsüz değil. Kimse “bak ne çalıyorum” diye bağırmıyor daha çok şarkının içinde nefes alıp veriyorlar.
Albüm kusursuz degil, iddiasi da yok. Hâlâ ayakta olduklarını gosteriyor. Büyük bir final değil ama onurlu.
Son nota çaldı ve ışıklar söndü mü?
Kusurlarıyla sevdiğimiz bir hikâye bu, o yüzden gönül rahatlığıyla söylüyoruz biz senden razıyız Megadeth.




Yorumlar