• defne ergenoglu

Ütopik, Fantastik ve Mor ve Ötesi: Sirenler




Selamlar!


Herkes yeni albüm ya da single çıkarıyor fark ettiniz mi? Ama özellikle Mor ve Ötesi’nin yeni albümü “Sirenler”i merak ve heyecanla bekledim. 10 senelik bir aradan sonra yeni bir albüm, yeni parçalar… özletmişlerdi kendilerini, şimdi konserlerde söylenecek yeni şarkılarımız var!


Grup dün Çiçek Pasajı’nda gerçekleştirdiği konserle albümün lansmanını yaptı. Pasaj albüm renklerine boyandı ve yüzlerce insan geldi.


Kapak tasarımı Koray Doyran ve Ataberk Akalın’ın. Hoşuma gitti benim, biraz ütopik bir havası var.


Genel olarak Mor ve Ötesi havası yok. Böyle bir beklentiniz olmasın şarkıları dinlerken, bazı bölümlerde hissedilmesine rağmen bir yerde duysam Mor ve Ötesi albümü demezdim. Beğenir miydim? Evet, hem de çok. Ama bilip tanıdığımız tarzlarından uzaklaşmışlar, albümde çok ender yerlerde “Tamam, burası onlara ait.” diyebiliyorsunuz.


Şu çok hoşuma gitti: üçer şarkılık üç bölüm, ve bölümler arası bağ görevi gören birer “bağ şarkıdan” oluşuyor albüm. Sırasıyla dinlediğim zaman geçişlerin yumuşaklığı ilgimi çekti.


Albüme “Adamın Dibi” parçasıyla giriş yapıyoruz. Albümden en sevdiğim parça bu oldu, nakarat bölümüne giriş çok güçlü, nakarat da bir o kadar etkileyici. Harun Tekin’in sesinin insanı etkisi altına almasıyla melodi de birleşince ortaya harika bir açılış şarkısı çıkıyor.


“Dünyaya Bedel” ile devam ediyoruz. Zaten single olarak çıkmıştı teaser niyetine. Öyle kaldı ama köşede, “Forsa” geldikten sonra yüzüne bakmadık. Başındaki gitar harika, sözleriyse inanılmaz. Mor ve Ötesi sözlerinde en çok şaşırdığım şey milyonlarca kelimeyle anlatılacak şeylerin hepsini iki dakikalık bir şarkıyla anlatıp bir de tam anlatmaları. Kendini affedememek, dünyayı ve kötülüklerini, acılarını bilmek istememek, hep ve yılmadan savaşmak mükemmel işlenmiş.


Üçüncü şarkının, “Linç”, nakarat öncesi bölümleri güzel, özellikle başında gitar çok hoş geliyor kulağa. Nakarat ütopik, tam da albümün adına uygun.


“Canavar” mazeretler üstüne kurulu. Gerek melodisi gerek sözleriyle distopik ve melankolik bir hava verilmiş.


“Forsa”yı zaten hepimiz en az bir milyon kere dinledik. Albümün ilk teaser’ı olmasının getirdiği o haklı heyecan boşuna değildi, bunu görmüş oldum. Melodisiyle de sözleriyle de diğer parçalardan ayrılıyor. İkisi harmanlanınca biraz isyankar, biraz savaşçı bir şarkı karşımıza çıkıyor. Bu şarkı ilk geldiğinde analiz etmeye ve dinlemeye ayırdığım vakti kimya sınavıma çalışmaya ayırsaydım sınıf birincisi olabilirdim. Pişman mıyım? Hayır.


“Hazinende” favori parçalarımdan. Hiyerarşik eleştiri severim, burada da dominansın ve baskının getirdiği güç eleştiriliyor.


“Kaptan” melodisiyle bir parça melankoli katıyor albüme. Bütün bu parçaların sözlerinde hüzün olmasına rağmen melodilerdeki masal tınıları parçaları dengeliyor. Bu etkiyi melodinin daha hafif olmasına bağlı olarak bu şarkıda, bir de adından da anlaşılacağı üzere “Ağrılar”da tam görmüyoruz.


“Tünel” sözleriyle modern bir ballad. Bu şarkıyı bir yaz akşamı çalarken hayal edebiliyorum.


“İstiklal”de gitar vokale göre daha baskın, ki bu da şarkıya kendine özgü bir sıradışılık vermiş.


Kapanışı da “Park” ile yapıyoruz. O eski melankolik Mor ve Ötesi şarkılarına bir nebze yaklaşan bir şarkı, yine de diğerlerine nazaran bir tık daha umutlu.


“…ama sirenlerin şimdi kendi şarkılarından daha korkunç bir silahı vardı: suskunlukları. Gerçekte böyle bir şey hiç olmamıştı ama yine de bir kimse sirenlerin şarkılarından kaçıp kurtulabilirdi; ama suskunluklarından asla. Dünyada hiçbir şey yok ki kendi gücüne dayanarak sirenleri alt etmenin yaşattığı duyguya, bu duygunun sonucu olan olan, her şeyi önüne katan büyüklenmeye karşı durabilsin…”

Siz nasıl buldunuz albümü, beklentilerinizi karşıladı mı? Konserlerde söyler miyiz bunları? Çoğu arkadaşımdan aldığım geri bildirim bu albümü beğenmedikleri yönünde. Herkes Mor ve Ötesi denilince başka bir şey bekliyordu, daha onlara uygun bir şey. Albümü beğendim, ama eski albümleriyle karşılaştırınca arada büyük farklar görüyorum. Mesela 2004 çıkışlı “Dünya Yalan Söylüyor”: bize bir sürü hit parça vermişti. Bir şarkıyı iyi yapan şey kaç kişi tarafından beğenildiği değil elbette, fakat “Cambaz”, “Aşk İçinde”, “Serseri”, “Bir Derdim Var” ve daha birçok şarkı bizim gözümüzde Mor ve Ötesi’nin tarzını belirlemişti. Sonraki albümlerinden “Deli” ve “Oyunbozan”la beraber müzikal anlamda kafamızda oturdu tonları. “Daha Mutlu Olamam” parçasındaki melankoliyi, hüznü, umutsuzluğu iliklerimizde hissettik.


Albümü dinlemek için:


https://open.spotify.com/album/1bN6NwrpjgzYH01Fy5gagf?si=0uoUFZv7TuqxuS8vlUrf_w


0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör