top of page

Uzun Bir Aradan Sonra Yeniden: Geçmişten Gelen Bestelerle Doğan Yeni Bir Hikâye: SEDNA

  • Yazarın fotoğrafı: Alp Doğancan ✪✪✪✪✪
    Alp Doğancan ✪✪✪✪✪
  • 21 saat önce
  • 2 dakikada okunur
SEDNA, 2026
SEDNA, 2026

Bazı müzik hikâyeleri yarım kalmaz, sadece zamana bırakılır. Bu grubun hikâyesi de yaklaşık 15–20 yıl öncesine, Türk senfonik metal sahnesinde yer alan The Quest günlerine kadar uzanıyor. O dönemde gitar ve davul tarafında bugün hâlâ birlikte çalan isimler vardı; bas gitarda ise grubun kurucusunun eşi yer alıyordu. Beş şarkılık bir EP’nin ardından askerlik, dağılma ve kaçınılmaz kopuş geldi. Grup dağıldı, müzik bir süreliğine rafa kalktı; hayat evlilik, çocuklar ve başka sorumluluklarla devam etti.


2017’de müziğe dönüş, bu kez Türkçe rock yapan Paradoks ile oldu. Davulcu zaten oradaydı, gitar tarafı da kısa süre sonra ekibe dahil oldu. Ancak asıl kırılma noktası 2025’te geldi: elde 25 yıldır biriken besteler, ama sıfırdan kurulması gereken bir düzen vardı. Çaylar kondu, geçmiş yeniden masaya yatırıldı ve bu kez gerçekten başlama kararı alındı.

Bas gitar için eşini yeniden müziğe döndürme fikri kısa sürede yön değiştirdi; vokaldeki performans her şeyi belirledi. Böylece grubun vokal kimliği netleşti. İkinci gitar ve klavyede, Paradoks döneminden beri aynı frekansta buluştukları Batuhan Yıldız kadroya dahil oldu. Davulda ise The Quest’ten bu yana birlikte çalınan Anıl Kılınç yeniden yerini aldı. Eksik kalan bas gitar pozisyonu ise ilanla tamamlandı ve Rabia ile kadro son hâlini aldı.

Bu süreçte grup durmadı! kadro henüz tam oturmamışken bile besteler yayınlanmaya başladı. İlk parça çıktığında ekip yalnızca üç kişiydi. Bugün gelinen noktada, ikisi cover olmak üzere toplam 7 şarkı yayınlandı. Konserler için hedeflenen setlist 26–30 parça olsa da, yaşanan kadro değişiklikleri nedeniyle şu an 12 şarkılık bir repertuvar hazır durumda. Haftalık provalarla bu sayı kısa sürede yukarı çekilmek isteniyor.

Müzikal olarak grup, rock ile metal arasında bilinçli bir çizgide duruyor. Ne tam anlamıyla sert bir metal ne de gitarın geri plana itildiği güncel “alternatif rock” kalıplarına yakınlar. Bestelerde hüzünlü ve atmosferik bir yapı ön planda. Hareketli tarafı dengelemek adına yapılan Hande Yener cover’ları ise bu dengeyi bilinçli şekilde genişletiyor. Cover–beste sıralaması da bu anlayışla ilerliyor: bir özgün parça, ardından bir cover.

Son olarak yayınlanan “Rüya”, grubun atmosferik tarafını net biçimde ortaya koyarken, sıradaki hedef ise dikkat çekici: Duman – “Haberin Yok Ölüyorum” parçasının İsveç (Swedish) versiyonu.

Yıllar sonra yeniden bir araya gelen bu hikâye, nostaljiye yaslanmadan, geçmişten gelen besteleri bugünün sound’u ile yeniden hayata geçirmeye odaklanıyor.

"Rüya"yı şimdi aşağıdan dinle;

 
 
 

Yorumlar


Rock ve Metal Haberleri İçin Abone Olun!

RÖPORTAJLAR

LİSTELER

YENİ ÇIKANLAR

  • White Facebook Icon
  • Instagram - Beyaz Çember

Kritikzine 2024 by Kritik Records © Tüm Hakları Saklıdır

ALBÜM KRİTİKLERİ

HAKKIMIZDA

Rock metal haberleri, röportajları, albüm incelemeleri içeren güncel müzik portalı

bottom of page