• Yağmur Tüten

DEFTONES - AROUND THE FUR / ALBÜM İNCELEMESİ

Kemerlerinizi bağlayııııın. Zamanda yolculuk yapmaya hazır mısınız?

28 Ekim 1997 yılında piyasayı kökünden sarsarak, resmen yangın yerine çeviren Sacramento CA çıkışlı grubun ikinci albümü yayınlandı. Eveeet tabii ki de Deftones - Around the Fur albümünü kastediyorum.




Günümüzde hala etkileri devam eden ve yaklaşık 25 yıl geçmesine rağmen popülaritesini kaybetmeyen bu albüm resmen akıllarımıza kazındı desem yeridir. Grubun da hala en çok sevdikleri albümlerinden bir olan, Around the Fur'u konuşacağız bugün birlikte.





Gruptan biraz bahsetmek gerekirse;


O zamanlar lise arkadaşı olan Stephen Carpenter, Frank Delgado, (birazdan adından çokça bahsedeceğimiz) Chino Moreno, Chi Cheng ve Abe Cunningham tarafından kuruldu. 94 yılına kadar daha çok amatör tarzda takılarak Cover yapan grup 94 yılında ilk stüdyo albümü olan Adrenaline ile resmen bomba gibi piyasanın içinde bir patlama etkisi yaratarak, metal piyasasına yeni bir soluk getirdiler.


Albüme geçecek olursak;

Riffleriyle ve Chino'nun mükemmel vokaliyle birleşerek, yaklaşık neredeyse 4 dakika boyunca bağırma, çağırma isteği yaratarak adeta bir isyan çıkarmaya iten bu şarkıya cidden hayranım. Bazen o bağırmanın arasında ne dediği anlaşılmasa bile resmen Chino, bizi kendi cehennemine tutup çekiyor, bizi de oranın bir parçası haline getiriyor ve şarkı bitince "ne oldu lan öyle, ben demin de dinledim?!" etkisinde ve boşluğunda bırakıyor desem yeridir. Aslında bu his albüm boyunca hiç bitmeyerek bütün albüm boyunca aynı merak heyecan ve öfkeyle bizi dinlemeye itiyor.

Bu daha ikinci albümlerini yayınlayan bir grup için bana göre yakalaması zor bir durum, Deftones gerçekten bunu başararak belki de hepimizin favorilerinin bulunduğu bu albümü ortaya çıkarıyor.


Aslında albüme genişten bir baktığımız zaman ana fikir olarak "siktirin gidin, ya da durun ya, siz değil ben gidiyorum veya ben senin dediklerini değil kendi dediklerimi yapacağım! " gibi hissettirerek bezen hepimizin geçtiği nefret ve de bunalmışlığı çok iyi bir şekilde anlatıyor.


Bu his diğer şarkılarda olduğu gibi "Be Quıet and Drive (Far Away) "de de var. Olduğu gibi her şeyi bırakıp, bütün dertlerimizden ve de sıkıntılarımızdan bütünüyle uzaklaşıp kaçabilsek diye düşünüyoruz. Ama maalesef gerçekler, kaçamasak bile şarkı bir nebze olsun bizi küçük bi yolculuğa çıkarıyor ve de hayata karşı olan nefretimizi kendi nefretiyle birleştirerek kusmayı amaçlıyor. Hatta o kadar çok beğeniliyor ki sonrasında akustik coverlarından konser kayıtlarına kadar her şeyi tekrar tekrar yayınlanıyor.


Mascara daha çok Morrissey ya da The Cure havasını barındırırken yine Deftones'un ilk beşine girmeyi başarıyor.

Bu albümle ilgili başka bir çarpıcı nokta ise;

Soulfly üyesi olan Max Cavalera ile Chino'nun Max'ın ölen çocuğu için yazdıkları albümde yer alan şarkıları: Headup. Bu şarkı Soulfly'a ismini veren şarkı olarak da biliniyor. Max Cavalera eğer şarkılar olmasaydı bu üzüntünün altından kalkamayacağını söylüyor. Zaten Headup'ta yazdığı sözleri ile de bu acıyı hepimizle paylaşıyor...

.

.

.

Oğluma hiç hoşçakal demedim ya da diyemedim

Ama sık sık deniyorum, nasıl çığlık atarım diye düşünüyorum

Ve zamanlar çarpıyor

Tüm aklımız akıyor

.

.

.



Son olarak, diğer albümlerinde de olduğu gibi "hidden track" geleceğini bozmayarak, albümün son şarkısı MX'in içine 2 adet "hidden track" gizliyorlar. İlk olarak yaklaşık 7 dakikalık sessizliğin ardından "Bong Hit" (19.32 - 19.55) başlıyor, ardından 12 dakikalık başka bir sessizlikten sonra, albümünün kapanışını akıllarda kalıcı bir şekilde "Damone" (32.36 - 37.18) ile sonlandırıyorlar.


Bugünlük bu kadar. Müzikle kalıııınnn:)))


Albümün geri kalanını dinlemek için;




0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör