top of page
  • Yazarın fotoğrafıBerkay

ETNİK ALTERNATİF İNDİE SENTEZ: NO LAND

Müziğin kültür ve coğrafyanın eşsiz bir senkronizasyon ile yapılıp birleştirici gücünün oluşumunu bize net bir şekilde gösteren grup No Land.


Eğer aynı şeyleri tekrarlayan gruplardan sıkıldıysanız No Land tam size göre. Azeri, İranlı ve Türk müzisyenlerden oluşmuş bir grup olan No Land benzersiz enstrüman kullanımıyla sizleri büyülüyor ve geleneksel tonu alternatif bir şekilde yorumluyor. Aramızda ve Pusulası kaybolmuş olarak iki albüme ve ayriyeten yedi tane bağımsız singlea sahip olan grupta sözlerin yazımında genellikle Vugar Hasani imzası bulunuyor. Grubun adı belirlenirken çok uluslu yapısı göz önünde bulundurularak No Land adı seçilmiş ancak Sahand Lesani önerisiyle No Man's Land filminden esinlenildiği de belirtiliyor.(ben Mezopotamya koyardım).


Grubun ününe ulaşmasını sağlayan parça değerli Azerbaycan Türkü Azer Cırttan Memmedov bestesi olan Niye Bele Uzun Yollar coverıdır. Ki bendeniz yazar tavsiyesi de başta o şarkı olacaktır. Dinlerken Beirut,Semerkant,Bakü ve Istanbul arasında gezintiye çıkarabilecek potansiyele sahip. Henüz canlı dinleme şansını bulamadığım grubun konserine gitmeyi iple çekiyorum.

Solistliğini Kamil Hajiyev yapmaktadır ve eklemek gerekirse kemanı size konuşuyor gibi gelebilecek bir yetenekle çalmaktadır. Her telden üyesi bulunmaktadır ki buradaki her tel müzisyen eğilimleri ve tarzları haricinde enstrüman anlamında da kullanılmıştır ki nefesliler ile tellilerin harika uyumu denebilir şarkılar için.


Grubun ilk albümü olan "Aramızda" içinse değinmeye değer bir hikaye var. Albümün kapak coverı Vahid Danaiefar tarafından çizilmiş olup albümdeki 52 Hertz Whale parçasından esinlenilmiş bir yağlıboya tablodur. 52 Hertz Whale ise alışılmadık bir biçimde 52 Hertz frekansında ses çıkaran bir balinadır. Bildiğiniz üzere(!) balinalar 12 ile 25 hertz aralığında ses çıkarabilmektedir ve 52 Blue olarak da geçen bu balina hiçbir balina ile iletişime geçememektedir. Bu yüzden kriptozoologlar tarafından "Dünyanın En Yalnız Balinası" olarak adlandırılan bu balinada eminim kimileri yalnızlığını bulacaktır kimileri ise kimse tarafından anlaşılamamayı...

En underrated bulduğum gruplar arasında olan No Land için belki birkaç müzik gurmesine ulaşabiliriz amacıyla yazdığım yazının sonuna geldim. Önerilerimi de sıralayıp sizi mevcut dinlediklerinizden sıkıldıysanız yeni ufuklara yelken açmak için eşsiz bir fırsat ile baş başa bırakıyorum. Önerilerim fikir uyandıracak kısalıkta ancak dinlemek için sizi cezbedecek güzelliktedir(diye umuyorum).


En sevdiğim parça olan Niye Bela Uzundur Bu Yollar size ilk önerim olacak. Her ne kadar yol şarkısı gibi gözükse de aslında bir kavuşamamayı anlatmaktadır. Girişte do minörden hüzünlü bir gitar dinlerken bir anda eşlik etmeye başlayan keman ve sözlerle beraber nefeslilerin girmesi enfes bir tat bırakıyor kulakta. Sözleri ise dikkat edildiğinde hem ayrılığı hem kavuşamamayı hem de kısa fikirleri uzun eden tinleri anlatmaktadır.


Düşünme Kaybolursun en sevdiklerim arasında. Girişte takip etmesi bi hayli keyifli olan bas gitarla bizi karşılayan parçada solistin nakarata kadar funky söyleyiş tarzı kulağa gerçekten güzel geliyor. Grubun mevcut en popüler şarkısı olduğunu da unutmamak gerek. Nakaratta solisti destekleyen nefeslilerin de bunda payı olduğunu söyleyebilirim. Üçüncü dakikadan sonra sizi dünyadan bir dakikalığına da olsa uzaklaştırabilecek bir outro mevcut.


Enstrümental bir parça olan 52 Hertz Whale ise hem mükemmel bir outro olmasıyla hem de Aramızda albümüne ilham vermesiyle dördüncü olarak bahsetmek istediğim bir parça. Muhtemelen Uğur Yücel'in Gemide'sinden sonra en sevdiğim bu tarzda parça olabilir. Eğer zihninizde düzgün hayallere yerleştirerek fon müziğinde parçayı düşünürseniz gözünüzden iki damla yaş ödünç alabilir. Hem duygusal hem sakinleştirici bir parça hem de 52 Blue'nun yalnızlığını anlatan 52 Hertz Whale albümün güzelliğine yaraşır bir outro.


Aramızda Dinozor ile devam etmek istiyorum. Keman ve gitar ile yoğun duygulu bir tona sahip olan parçada bateriyi takip etmek ise bir hayli keyifli. Şahsi yorum olarak bu şarkının yorumunda vokali Kaan Boşnak ile Cem Adrian'ı birleştirebilirsek çıkabilecek bir sese benzetiyorum, elbette özgün ve beğendiğim bir çizgi olduğunu eklemek gerek. Neredeyse beş altı cümlelik lyricten oluşan şarkıda sözlerin araso öyle güzel doldurulmuş ki daha fazla söze gerek kalmadığını anlayabiliyoruz.



İstanbul da sevdiğim bir diğer şarkıları. Alenen bir şehre naz yapılan şarkı, art arda sitemlerin sıralanmasıyla ilerliyor. Sözlerde "içinde olup biteni anlatıver" kısmından sonra kemanın şarkıya girmesiyle İstanbul'a da kendi düşüncelerini söylemesi için bir şans verilmiş diye yorumluyorum, şehrin simgelerinin önünde çömelmiş otururken veya Yahya Kemal gibi bir tepeden bakarken veya güneş batarken boğazı izlerken istanbul'u dinlerseniz size dinletebilir belki... Sonlara doğru ise güzel bir ney solosuyla(Fıratcan Gülhan'ın hem nefesine hem kendisine teşekkürler) gözlerinizi kapattırıp hayalini kurduruyordur belki kim bilir. İstanbul, hadi anlat kendini...


Çok eğlenceli bulduğum Sodom Gomore'yi de eklemek istiyorum. Neşeli ve keyifli ritimde ilerleyen şarkı muhtemelen çoğu alternatif şarkıya benzer ritimdeki gitar bulundurduğu için sözlere "maalesef bunun gibi 150 tane şarkı var" ekletmiş. Ancak ben yine de vokalin tekdüzelikten uzaklığı ve eşsiz enstrümanlar sebebiyle dinlemekten çok keyif alıyorum. Parça adını ise Eski Ahit'in Tekvin Kitabı'nda yer alan günahkar kentlerden almakta.



Değerlendirme yazmadığım ancak çok sevdiğim 1987'den Black şarkısı dinlermişim gibi hissettiren Uzume Bax, Düşünme Kaybolursun'a gönderme içeren Suluşaka (ft Olta :)), yeni albümlerinden Pusulası Kaybolmuş ve yine yeni albümlerinden enstrümental bir parça olan Seyir'i ve dinlerken apayrı duygular uyandıran "Al Beni"yi tavsiye ederim.






Müzikle Kalın Dostlarım.


0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page