Muse’un yeni albümü “The Wow! Signal!” Yayınlandı
- Nil Su Yağmur null
- 3 saat önce
- 4 dakikada okunur

Muse 10. stüdyo albümü the wow! signal’i bizlere ismini gerçekten bütün albüm hissedeceğimiz şekilde sunmuş bulunmakta. Albüm adını, 1977’de Amerika’daki Big Ear radyo teleskobu tarafından uzaydan yakalanan ve dünya dışı bir medeniyetten gelmiş olabileceği düşünülen, hala tespit edilemeyen, gizemini koruyan 72 saniyelik çok güçlü bir radyo sinyalinden alıyor. Albümde ağırlıklı olarak uzay ve bilinmezlik temaları ön planda. Bunun yanı sıra Muse, klasik alternatif rock ve progressive tarzını korurken, bu albümde daha fazla elektronik ve synth dokunuşu gösteriyor. Ama bunların altında, albümün coşkusunda gizlediği yoğun aşk, yalnızlık, korku, dini sorgu ve her şeye rağmen pes etmeye karşı bir direniş ve son olarak kabullenişi albümdeki şarkıların sözlerine bakarak gözlemleyebiliriz. Muse resmen albümde uzayı metafor olarak kullanıp içsel duygusallğı, insanlığı ve yalnızlığı anlatmış. Ve şahsen Will of the people’ın bölünmüşlüğü (bu albümü çok dağınık ve kararsız bulmuştum) sonrası yine güzel bir toparlama olmuş diye düşünüyorum. Çünkü bu albümde benliğine dönüş hissettirsede bunu tam olarak nostaljileştirmeden yeni bir şekilde sunuyor. Ve tabi bunu ne kadar güzel yaptığı tartışılır.
Albümde ilk olarak The Dark Forest bizi çok güçlü bir açılışla karşılıyor. Yaylılar bütün şarkı boyunca takip ederken bir şarkı dinlemekten ziyade film izliyormuşuz gibi hissettiriyor. Özellikle şarkının sonu bunu kanıtlıyor çünkü sonunda resmen bir filmin finalini sunuyor bize. Dinleyenler ve müzik eleştirmenleri tarafından bu şarkının Liu Cixin’in felsefi bir bilimkurgu olan Üç Cisim Problemi serisinden ilham aldığını söyleniyor. Ve bende bu fikre katılmaktayım çünkü bu şarkının müzikal bir bilimkurgu filmi gibi hissettirmesi üzerine sözlerini inceleyince çok mantıklı oluyor. Şarkının Latince koro kısmı Üç Cisim Problemi teorisi bağlamında , çok anlamlı olmuş. Özellikle dini ayinlerinde kullanılan ve “Tanrım, merhamet et" anlamına gelen yunanca ifade Kyrie Eleison çok yerli olmuş.
“Sanctus
Signum
Dominus
Deus
Cometa
Altissimus
Currus
Machina
Navis
Lucifer
Kyrie Eleison"
İkinci şarkı olan Nightshift Superstar ise bir Muse şarkısından ziyade Daft Punk şarkısı gibi olmuş. Şarkıda bolca funk bas yürüyüşleri ve synth bas yer alıyor. Kötü bir şarkı diyemem açıp dinlerim aksine ama bir Muse şarkısı gibi kesinlikle değil ve bu açıdan biraz üzücü. Ama yinede aşırı moda sokan, eğlenceli bir şarkı olmuş.
Üçüncü şarkı Shimmering Scars albüm içinde duyum olarak en duygusal olan olmuş. Şarkı kademe kademe yükseliyor, piano ön planda ve enstrümantel olarak melodik, atmosferik bir hava kuruluyor.
Dördüncü şarkı Cryogen distortion yoğunluklu, sert riffli ve albüm içinde en çok muse havası taşıyan şarkı bence. Bu şarkıda albüm isminde olduğu gibi Cryogen kelimesini hem metafor hemde çok güzel bir kelime oyunu olarak kullanmışlar. Cryogen, eksi 150 derece altındaki dondurucu verilen genel bir isimdir. Şarkıdada bunu aşk üzerinden donma olarak kullanmışlar ve Cryogen kelimesinin telaffuzu Cry again ile benzerliğini kullanıp şarkıda geçen I can never cry again sözüne tezat muhteşem bir kelime oyunu yapmışlar. Şarkının sözlerinin her zerresine bayıldım.
Beşinci şarkı Be With You kilise orgu ile açılış yapıp üstüne elektronik beat ve sonrasında gitarları ekliyor. Diğer şarkılara göre müzikal açıdan daha sönük kalmış. Ama büyük ihtimalle istenilende tam olarak buydu çünkü albüm başlı başına bir film, müzikal, gösteri olmuş ve her şarkının albüm bütünlüğünden ziyade kendi içindede küçük nüanslarla kendi hikayesi var.
Altıncı şarkı Hexagons bence etkileyici olmuş. Kendi zevkime göre albümde oturup gerçekten severek dinleyeceğim şarkılardan biri. Sürekli bir ölçü değişimi ve orkestrasyon yoğunluğu söz konusu. Synthlerin verdiği karmaşıklıkta şarkıya güzel bir tat bırakmış.
Yedinci şarkı The Sicknes In You & I bence çok öne çıkan çok bir farkı olan bir parça olmamış. Yinede kirli distortion etkisi güzel hava katmış. Ve 3:20 sonrası gelen breakdown benzeri (çakması:d) kısmı güzel olmuş. Ben daha çok bitişini ve sekizinci şarkı olan Unravelling’e bağlanışını sevdim.
Ve şimdi can alıcı olan albümdeki en mantıklı detayları görmemizi sağlayan son üç şarkıya geçiyoruz. Sekizinci şarkı olan Unravelling’e bayıldım resmen. Şarkıda bizi senkoplar, palm mute gitarlar, elektronik arpejler, djent etkisi ve synth pad'ler karşılıyor. Şarkının başında The ecstasy was false diye bir söz var ve bu bana sanki son üç parçaya kadar müzikal açıdan çok hareketli, coşkulu parçalar dinlerken son üç şarkıda daha sert ve duygusal bir yapı hissettirerek aslında albüme tezat ama uyumlu bir kırılma şeklinde üç şarkının kendi içinde bir hikaye kurması gibi hissettirdi. Bunu bir çelişki olarak değilde bilinçli bir kırılma olarak yapmışlar gibi.
Dokuzuncu şarkı Hush’a Ellie Goulding vokalleri ile güzel bir yumuşaklık katmış. Sözlerinden anladığım kadarıyla yaratmak istedikleri atmosferi güzel olmuş. Sürekli patlamaları olmasa çokta güzel olmuş diyemezdim.
Son şarkı olan Space Debris tam bir kapanış şarkısı olmuş. Albümün en atmosferik parçası olmuş ve hikayenin bitişini hissettiriyor. Başlangıçta synth pad’ler atmosferik kısım yoğunkken sonrasında arkadan gelen vokaller, gitar solosu ile devam ediyor. Biraz sonrasında uzay boşluğu sessizliği ile bu sessizliğin hemen ardından yaylılar eşliğinde duygusal ve müzikal bir patlama geliyor ama bu patlama şiddetli bir patlamadan ziyade naif ama duygu dolu bir patlama. Sonlara doğru tempo iyice düşüyor ve bağırarak ben burdayım diyen bir duygusal kapanıştan ziyade bir ateşin sönüşü gibi hafif ama etkili bir şekilde şarkı ve albüm bitiyor.
Kendi tamamen özel yorumuma gelecek olursak çok başarılı,mantıklı, anlamlı bir albüm olmuş lakin asla tam olarak Muse olarak hissettirmiyor. Şarkıları Muse şarkısı olarak değil rastgele dinleyecek olursak güzel idare eder ama asla bir Muse olarak dinleyemem. Genel olarakta mantığı dışında çok etkileyici bir albüm olduğunu düşünmüyorum ama yinede seveni illaki çok olacaktır. Kısacası başarılı, mantıklı bir albüm ama beklediğim (ve bence çoğumuzun beklediği) Muse havası ve enerjisi yok.
Albüme puanım: 10/5




Yorumlar