Tool’un Lateralus Albümü: İçe Doğru Oluşan Sarmal
- Güner Elif Bozkurt

- 3 saat önce
- 4 dakikada okunur

Bugün Kritikzine'de, beni garip bir zamanda bulmuş olan ve favori albümlerimden biri olan Lateralus hakkında bir yazı yazma şansına sahibim. Bu albümü yazmanın mutluluğu ve bu incelemenin Kritikzine'de yayımlanacak olan ilk yazım olmasının heyecanı doğası gereği yazım şeklime yansıyabilir. Elbette ben bunu olabildiğince dizginlemeye çalışacağım. Ve karşınızda... Lateralus!
Temel Bilgiler
Tool'un en bilinen albümlerinden biri olan Lateralus, grubun üçüncü stüdyo albümü ve 15 Mayıs 2001 yılında Volcano Entertainment tarafından piyasaya sürüldü. Kayıt süreci ise Ekim 2000 ile Ocak 2001 boyunca devam etti. Kayıt süreci birçok yerde yer aldı, hepsi Hollywood sınırları içinde olan Cello Studios, The Hook, Big Empty Space ve The Lodge (Hayır, Twin Peaks'de olan değil. Gerçi şaşırtıcı olmazdı. Albümün ambiyansıyla epey uyumlu olurdu.) Gibi yerlerde kayıtlar alındı.
Bu albümde Tool birçok anlamda yönlerini tamamen değiştirdiler. Bu albümden sonra biraz daha progressive metal/rock olarak kabul edilmeye başladılar. Yayınlanışının ilk haftasında 552.200'den fazla kopya sattı ve Billboard'da 1 numaraya yükseldi.
Albüm, grubun plak şirketi Volcano Entertainment ile yaşadığı gergin bir dönemin ardından yayınlandı. Volcano, ilk olarak 1997'de Tool'a karşı, diğer plak şirketlerinden teklifler alarak sözleşmelerini ihlal ettikleri gerekçesiyle dava açtı. Ardından Tool, plak şirketinin sözleşmelerindeki yenileme seçeneğini kullanmadığını ve bu nedenle ayrılmakta özgür olduklarını söyleyerek plak şirketine dava açtı. Bu durum bir yıldan fazla sürdü ve sonunda her iki taraf da 3 albümlük bir anlaşmayı içeren şartlar üzerinde anlaştı. Tüm bunlar olurken, grup doğal olarak yeni materyaller üzerinde çalışmak konusunda isteksizdi.
Tool'un Nihai Hilesi
Tam da albüm kayıtlarının bittiği dönemde yeni albümlerinin adının Systema Encéphale olacağını duyurdular. Bunun üzerine grup, dinleyenlerine 12 parçadan oluşan bir track list temin etti. Riverchrist, Musick, Numbereft gibi şarkılara yer verdiler.
Yaklaşık 1 ay sonra da albümün gerçek isminin Lateralus olduğunu duyurdular.
İçe Doğru Oluşan Sarmal
Albüm, özellikle albümün adını taşıyan "Lateralus" şarkısının matematiksel yapılarıyla en dikkat çeken özelliğini oluşturmuştur. Şarkının dizelerindeki heceler, Fibonacci dizisi (1,1,2,3,5,8) şeklinde yükselip alçaldıktan sonra tekrar aşağı iner. Ana davul ritmi de bu prensipler üzerine kurulmuştur. Ben matematiksel yapılardan pek hoşlanmıyorum... Ya da içinde "matematik" geçen herhangi bir şeyden. Bu nedenle bu yazı daha çok albümün psikolojik ve spiritüel unsurlarına odaklı olacak!
Lirik temadaki değişim ve albüm genelinde yayılmış olan genel atmosfer bir önceki albümleri Ænima ile kıyasladığımızda apaçık ortada. Artık odak noktamız; affetmeyi öğrenmenin önemi,sabır,iletişim ve beden ve vücut arasındaki nihai dengeye ulaşmak. Bunlar, simya öğretileri ve Jung'un bireyselleşme sürecinde yansıtılıyor. Maynard'ın Jungcu Psikolojiye olan ilgisini bilince, parçalar yerine oturuyor. Bu detaylar, genel olarak Lateralus'u bilge bir yaşlı adam gibi, Ænima'yı ise Lateralus'u idolize etmesi gereken isyankar,öfkeli bir gençmiş gibi hissettiriyor.

Maynard'ın baskılanmış öfke, stres,tiksinti gibi yoğun duyguları yakalama gibi ilginç ve benzersiz bir yeteneği var. Bu duyguları somutlaştırıyor,farkına varıyor ama onlarda uzun süre takılı kalmıyor. Ardından dinleyiciyi bu içselleştirilmiş duygusal bataklıktan çıkmaya teşvik ediyor -nerdeyse zorluyor- ve alternatif bir düşünce yapısına ışık tutarak dinleyiciyi farklı bir perspektiften bakma konusunda ciddi bir şekilde teşvik ediyor. Sonuç olarak dinleyici bunu kabul ediyor ve bu şekilde bakmayı kabul ediyor.
Albümden özenle seçtiğim ve üzerinde durmak istediğim birkaç parça var. Bunlardan ilki The Patient. Şarkı, albümün geri kalanının da cevap vermeye çalıştığı o temel, varoluşsal soruyu soruyor: "Hayat yaşamaya değer mi? Getirdiği acıya ve acının herhangi bir faydası olup olmadığına bakılmaksızın?"
Parabol&Parabola ise en belirgin biçimde The Patient'da sorulan soruyu yanıtlamaya çalışan parçalar. Şarkının doğasında, Jung'un Kolektif Bilinçaltı kavramına atıfta bulunabilecek "Tek Bilinç" vardır. Ki bu kavramın da temelleri Budistlerden ve onların Evrensel Zihin ve Hinduların Brahman konseptine dayalıdır.
Schism birçok yoruma açık bir parça. Ancak şarkı sözleri dinleyiciyi parçayı biraz daha doğası gereği dini bir perspektiftrn bakmaya yönlendiriyor. Opiate ve Eulogy gibi parçalardan da öngörülebileceği gibi Maynard'ın dine karşıtlığı mevcut. Bu Schism'de de kendisini belli etmiş. O "parçaların oturduğunu biliyor".
Veya video klibi izleyerek bir yorum yapabilirsiniz. Benim düşüncem eril ve dişil enerjinin birleşmesi, tek bir varlık haline gelmesi kavramını ele aldıkları yönündeydi. Ne şaşırtıcı(!) ki bu da uzun zamandır çeşitli dinler tarafından tartışılan bir konu.
Albüm Tasarımı
Lateralus albümünün dikkat çekici, yarı saydam, katmanlı kapağı biricik Aex Grey'in tasarımı. Bu çalışma, Tool grubunun gitaristi Adam Jones'un sanat yönetimi talimatlarıyla iyice pekiştirildi.
Grey, ilk denemesinde albümden tek bir nota bile duymadan, tamamen bağımsız bir şekilde tasarım sürecine girdi. Taslaklarında çalışabilmek ve konsepti iyice kavrayabilmek için kendisine birkaç şarkı sözü dışında bir şey verilmedi.
Sonuç olarak agresif ve öfkeli bir taslak ile karşı karşıyaydılar. Diğer taslaklarında yönlerini değiştirdiler ve daha ruhani bir aşkınlığa odaklandılar; bu da kapakta gördüğümüz mevcut sanat eserinin ortaya çıkmasına yol açtı.
Merkezdeki figür, kutsama jestiyle yukarı kaldırılmış açık bir avuç içiyle resmedilmiş
Bu da özgürlüğü ve daha yüksek bir bilinç düzeyine doğru geçişi simgelemekte.
Avuç içinde bir diğer detay da üçüncü gözü veya gelişmiş bir ruhsal görüşü temsil eden açık bir göz bulunması.
Grey ayrıca zihnin yaratıcı ve ruhsal merkezlerinin harekete geçmesini temsil etmek için figürün etrafında dönen alevli bir göz tasarladı.
Genel olarak, albüm kapağı albümle son derece uyumlu ve dinleyiciyi albümün taşıdığı "sarmal şeklinde dışa doğru ilerleme" hissini benimsemeye ve insan ilahiliğinin sınırlarını keşfetmeye teşvik ediyor.

Eleştiriler, Eleştirmenler...
Genel olarak albüm iyi tepkiler aldı. Neredeyse övgü dolu paragraflar her yerden çıkıyordu. Terry Bezer'ın Drowned in Sound için yazdığı eleştiride albüm Ænima ile karşılaştırılıyor ve görülebilir ve kademeli olgunluğu şu sözlerle aktarıyor:
"[...] Önceki albümlerine göre daha odaklı ve kurnaz bir kayıt olan bu albüm, grubun daha önce ürettiği her şeyi birçok yönden perspektife oturtuyor"
Bazı eleştirmenlerin uzun çalma süreleri nedeniyle albümü karmaşık bulduğu da oldu.
Ancak Pitchfork'un eleştirisi, günümüzde bile tartışmalı bir görüş olarak duruyor. Şöyle diyorlar:
"Sorun şu ki, Tool 'opus'u, 'tanımlayıcı unsurlarını' (wanking sludge) alıp bir kompakt diskin maksimum dijital kapasitesine kadar uzatmak olarak tanımlıyor."
Burada gördüğünüz "wanking sludge" kavramı biraz aktarması garip bir metafor. Anlatmaya çalıştığı şey ise kendini tatmin etmek amacıyla gereksiz yere uzatılmış ağır ve karmaşık eser olarak çevirilebilir. İki kelimeye ne güzel sığdırmışlar bu kadar kaba bir yorumu, değil mi?
Bu söyledikleri tartışmaya açık bir konu. Şahsen benim en sevdiğim eleştiri Davulcu Danny Carey'in alaycı tonunda gizli. "Üretici bize sadece 79 dakika garanti verdi... Biz de onlara iki saniyelik nefes alma alanı vermeyi düşündük."
Başlangıçta grup şarkılar arasında geçişler yapmıştı, ancak mastering işlemi sırasında bunların çoğunu çıkarmak zorunda kaldılar.
Şöyle genel anlamda bakınca, Lateralus, varoluşuma değer vermemi sağlayan aydınlatıcı bir deneyim. Hakkında ne kadar çok okursanız, ne kadar çok dinlerseniz o kadar çok beğenirsiniz ve daha fazla detayı yakalarsınız. Zihnimde oluşan bilgi karmaşasından çıkardığım en ilginç ayrıntılar bunlar.
Kaynakça
J. R. Griffin (May 2001). "Interview with Danny Carey". Mean Street. p. 26.




Yorumlar