top of page

Bu Ses Bizim Değil: Yapay Zekâ, Müzik Gruplarının Kılığına Girdi

  • Yazarın fotoğrafı: ozdegokbayrak ✪
    ozdegokbayrak ✪
  • 4 Ara 2025
  • 4 dakikada okunur

Yapay zeka.. Yerine göre dost, yerine göre düşman, hatta bir emek hırsızı bile diyebiliriz.

Müzik camiasında yapay zeka kullanılmasıyla ilgili tartışmalar hızla devam ederken, metalcore sahnesinde yaşananlar daha fazla soruyu ortaya çıkardı. Bu hafta yaşanan olay, geleceğin sesinin ne olacağına dair, aslında bakarsanız yerine göre ürpertici bir senaryo çizdi bizlere.


Bu yıl 11. albümleri The Sky, the Earth & All Between’i yayımlayan ve Londra O2 Arena da dahil olmak üzere yakın zamanda bir Birleşik Krallık arena turu tamamlayan Architects, bilindiği kadarıyla dinlenme ve “bir sonraki adımı değerlendirme” modunda. Birdenbire Architects'in Spotify hesabında Ashes of the Kingdom isimli bir şarkı ortaya çıktı. Ancak sorun şu ki, Architects böyle bir şarkı yapmadı.O şarkıyı kimse yapmadı. Anlaşıldı ki bu şarkı bir yapay zeka ürünüydü. Kapak görselindeki “insana benzeyen ama tam benzemeyen” dört figür yer alıyor ve vokal Sam Carter’a hiç benzemeyen metalik bir vokale kadar herşey inanılmaz bir şekilde yapay zekaydı.

Bir Youtube yayıncısı olan Ohrion Reacts, açtığı canlı yayında Reddit'e düşen haberi paylaştığında şarkıyı dinlemeye başladı ve birkaç saniye sonra yüzü buruşarak "bu şarkıyı daha fazla dinleyemem, iğrenç bir rezalet" diyerek şarkıyı kapattı. Yani metalcore'un ritimsiz, ruhsuz, tatsız tuzsuz bir halini siz de dinlemek ister miydiniz zaten?

Tepkiye ortak oldum; izleyelim.


Sahte şarkı kısa süre sonra kaldırıldı ama olay gerçekten düşündürücü. Bir yapay zeka şarkısı, grubun resmi Spotify hesabına kadar sızmış. Belli ki bu, algoritmaların gücünden çok, insan denetiminin zayıflığı. Bugün bir şarkı sızdı diyelim, yarın koca bir albüm sızar, ertesi gün turne duyurusu sızar? Yapay zekaya sınır çizmezsek, uçurumun nerede olacağını asla kestiremeyeceğiz.

Bu olay muhtelif bir örnek değil. 2015 çıkışlı bir post-hardcore grubu olan Holding Absence vokalisti Lucas Woodland, kendi gruplarını modelleyen bir yapay zeka grubunun Spotify'da aylık dinleyicilerinin kendi gruplarından daha fazla olduğunu söylemişti. (İlgili haberin linki; https://www.vice.com/en/article/holding-absence-an-actual-band-calls-out-ai-band-that-stole-their-style-and-surpassed-them-on-spotify/)

Artık distopik hale gelen bu piyasayı, vokalin sözleri özetliyor aslında: "Yapay zeka müziğine karşı çıkın, yoksa bizim gibi gruplar var olmayı ve emek etmeyi bırakacak".


Bir diğer örnek, Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı Mitsuki Miyawaki (Mitski)'nin başına geldi. Magazin hesabı Medicine Boxx'ta yer alan bir haberde, Mitski'nin kendisine ait olmayan bir şarkısı, birden bire akışta göründü ve hayranları şarkının yapay zeka gibi duyulduğunu ve hatta yapay zeka aksanına sahip olduğunu söyledi.

Bu durum artık birçok gerçek sanat icra eden sanatçıların başına geliyor. Toplum bir süredir bu konuyla yakından ilgileniyor ve Reddit gibi internet forumlarında konuya ilişkin birçok tartışma platformu var. AI yapımı şarkılar birdenbire ortaya türeyiveriyor. Bu tarz tartışma platformlarında konu tartışılınca da Spotify'dan kaldırılıyor. Bu noktada ise zaten Spotify'ın geçen yıldan bu yana 75 milyon spam/AI parçasını sildiği iddia ediliyor.

The Guardian gazetesinde yer alan bir habere göre, The Velvet Sundown isimli, tamamen yapay zeka ürünü olan bir müzik grubu Spotify'da 1 milyon dinlenmeye ulaştı. Grup başta insan üretimi bir yapay zeka ürünü olduğunu kabul ederken, daha sonra bu iddiayı reddetti (!) ve Haziran ayında Crosby, Stills, Nash & Young'ın country folk müziğine benzeyen Floating On Echoes ve Dust And Silence adlı iki albüm çıkardı. Olaylar burada bitmek bilmedi. Kendisine "yardımcı" üye ismini veren birisi, gazetecilere Velvet Sundown'ın şarkılarının yapımında üretken yapay zeka platformu Suno'yu kullandığını ve projenin bir "sanat aldatmacası" olduğunu söyledi. Bunun üzerine de grubun "resmi" sosyal medya kanalları bunu yalanladı ve grubun kimliğinin "ele geçirildiğini" söyledi. Ama kısa bir süre sonra da grubun bir yapay zeka ürünü olduğunu ve "Tam olarak insan değil. Tam olarak makine de değil", "arada bir yerde" yaşadığını doğrulayan bir açıklama yayınladı.

Yine The Guardian gazetesinde aynı haber kapsamında başka açıklamalara da yer verildi.

Müzik endüstrisi kuruluşu British Phonographic Industry'nin (BPI) baş strateji sorumlusu Sophie Jones, ""Yapay zekanın insan yaratıcılığının yerini almak için değil, hizmet etmek için kullanılması gerektiğine inanıyoruz," şeklinde açıklamalarda bulundu. Devamında, "Bu nedenle, Birleşik Krallık hükümetinden telif haklarını korumasını ve müzik haklarının lisanslanıp uygulanabilmesi için yapay zeka şirketleri için yeni şeffaflık yükümlülükleri getirmesini talep ediyoruz. Ayrıca, yalnızca yapay zeka tarafından üretilen içeriklerin net bir şekilde etiketlenmesini talep ediyoruz." dedi.


Evet, bu haklı bir istek. Çünkü bizler, yapay zekanın etik yönünü tartışıyoruz. Emek sömürüsü mü, yoksa eğittiğimiz ve işimizi "bizim çizdiğimiz sınırlar dahilinde" kolaylaştıracak teknolojik araçlar mı? Tıp dünyası, bugün gelişen teknolojiyle beraber insan genom hastalıklarının çok geniş bir tabir ile "düzeltilebilmesi" için CRISPR-Cas-9 sistemini moleküler biyoloji ve genetik alanında çığır açan bir devrimsel modelleme ile kullanıyor. Ama beraberinde " süper insan" , "üstün ırk" gibi kavramlar da tartışma konusu oluyor. İşte burada, yapay zekayı ne kadar eğitebildiğimiz, nasıl sınırlar çizdiğimiz ve bunu ne kadar kullanabileceğimizle ilgili aklımızın net olması gerekir.

Bu arada, olay sadece daha güzel müzik yapmak değil, bu modeller kelimenin tam anlamıyla, gerçekten emek edenler üzerinden eğitildi. Ve bir insanoğlunun fiziksel olarak yetişemeyeceği hızda şarkı üretebiliyorlar.

Öte yandan Warner Music’in geçtiğimiz hafta AI müzik üreticisi Suno ile anlaşma imzalaması, büyük şirketlerin artık bu dünyadan geri adım atmayacağını gösteriyor.

Yani, endüstri bir yandan “AI’ya karşıyız” diyorken diğer yandan “AI ile ortaklık” yapıyor. Gerçekle gösterinin ayrımı bulanıklaşıyor.

Peki, yapay zekaya tam olarak nasıl güveneceğiz? Nerede duracağız, nerede kullanacağız? Evet, insan yaratımı olan bir icadı kullanmamak olmaz ama, bunun sınırını iyi çekmemiz gerekiyor. Esas soru şu: Birileri gerçek bir grubun sesini, görüntüsünü ve kimliğini bu kadar kolay kopyalayıp gerçekmiş gibi yayımlayabiliyorsa…Gerçek sanatçıların geleceği ne olacak?

Belki bu olay müzik platformlarını daha sıkı önlemler almaya zorlayacak.Belki yasalar değişecek.Belki etik çizgiler yeniden çizilecek.

Ama şimdilik tek gerçek şu:

Gerçek müziği korumak bize düşüyor.Gerçek gruplar, gerçek sanat, gerçek sesler…Onları ayakta tutacak olan biziz.


Yorumlar


Rock ve Metal Haberleri İçin Abone Olun!

RÖPORTAJLAR

LİSTELER

YENİ ÇIKANLAR

  • White Facebook Icon
  • Instagram - Beyaz Çember

Kritikzine 2024 by Kritik Records © Tüm Hakları Saklıdır

ALBÜM KRİTİKLERİ

HAKKIMIZDA

Rock metal haberleri, röportajları, albüm incelemeleri içeren güncel müzik portalı

bottom of page