Calogero ve Türkçe Rock'a Dolaylı Etkisi
- Ali Alptekin Bal

- 26 Şub
- 2 dakikada okunur
Bu yazı diğer yazılarımdan biraz daha farklı olacak çünkü kıymetli okuyanlarım ile bir temasta bulunmak istediğim bir konuyu, hep beraber ele alacağız.

Öncelikle Calogero’yu bilmeyenler için kısaca tanıyalım. İtalyan asıllı, Fransız pop-rock müziğinin en önemli müzisyenlerinden birisi haline gelen Calogero Maurici, sahne adıyla sadece Calogero sadece bir şarkıcı değil usta bir besteci ve bas gitaristtir. 1971 yılında Sicilyalı bir aile tarafından dünyaya gelen Calogero, müziğinde Akdeniz esintilerini Fransız pop-rock tınılarıyla harmanlamasıyla öne çıkmaktadır. Müzik hayatına kardeşi ile birlikte kurduğu “Les Charts” grubu ile başlaladı. 90lar da bu grubu ile de bir başarı yakalasa da, asıl yükselişi 1999 yılında başlayan solo kariyeri ile oldu. Zirve dönemi 2002 yılında yayınladığı kendi adını taşıyan albümü, özellikle de “En apesanteur” şarkısı onu Avrupa çapında tanılan bir müzik yıldızı olmasını sağladı. Calogero sadece bir vokalist değil aynı zamanda da çok yönlü bir multi-enstrümantalisttir. Asıl enstrümanı bas gitarın yanında piyano, synthesizer ve flüt çalmaktadır.
Türkçe Rock’a Etkisi
Calogero, Türk pop ve rock müziğinin 2000'li yıllardaki “modern aranjman” anlayışını derinden etkileyen isimlerden biridir. Fransız şanson geleneğini rock tınılarıyla birleştirmesi, o dönem Batılı bir sound arayan Türk prodüktörler için adeta bir altın madeni olmuştur ve birçok yerli müzik insanı Calogero’dan etkilenmiş ve uyarlamıştır.
Calogero’dan Direkt Uyarlanmış Türkçe Rock Şarkıları:
Teoman’ın “Çoban Yıldızı” şarkısı, Calogero’nun “Danser Encore” şarkısının aranjmanıdır.
Sertab Erener’in “Bir Damla Gözlerimde” şarkısı, Calogero'nun “Si Seulement Je Pouvais Lui Manquer” şarkısından uyarlanmıştır.
Özellikle Alper Erinç gibi önemli Türk prodüktörlerin düzenlemelerinde bu Fransız pop-rock etkilerini (yaylılarla desteklenmiş rock) sıkça duyabilirsiniz.
Fransız Pop-Rock Akımının Öncülüğü
2000'lerin başında Türkiye’de Kargo, Mor ve Ötesi ve Teoman gibi isimlerin yükselişiyle birlikte, dinleyici kitlesi Amerikan tarzı hard rock yerine daha melodik ve sofistike olan “Fransız ekolü”ne ilgi duyulmaya başlandı. Calogero, bu köprüyü kuran en önemli figür rolünü üstlenmiştir.
Calogero Neden Türkiye’de Bu Kadar Sevildi?
Türk insanının sevdiği “hüzünlü ama güçlü” melodi yapısı Calogero’nun bestelerinde oldukça mevcut. Akdeniz’in o karakteristik melankolisi ile modern pop-rock estetiğini harmanlayarak Türk dinleyicisinin hafızasında bir iz bıraktı. Teoman ve Sertab Erener gibi isimlerin aranjmanlarında kullanılan besteleri, sadece akılda kalıcı melodiler sunmadı, aynı zamanda bas gitarın melodiye eşlik eden kontrpuan yapısı ve senfonik yaylıların rock enstrümanlarıyla kurduğu o sofistike denge sayesinde Türkiye’deki prodüksiyon anlayışını da değiştirdi. Bugün 2000’ler Türk rock müziğindeki o atmosferik ve çok katmanlı sistemi bu kadar içselleştirmemizin temelinde, Fransız şanson geleneğini modern stüdyo teknikleri ile birleştiren bu müzik insanın bıraktığı derin müzikal miras yatıyor.




Yorumlar