top of page
Ara


Albüm İncelemesi: Lamb of God- Into Oblivion
Lamb of God.. 30 yıla yakın süredir modern metal sahnesinin en mükemmel albüm geçmişine sahip gruplardan bir tanesi. Lamb of God gibi bir grubun yeni albümü çıktığında mesele artık yalnızca “iyi mi kötü mü” sorusu olmuyor. Bir yerden sonra beklenti, grubun kariyerindeki nereye oturduğu üzerinden şekilleniyor. Çünkü uzun soluklu bir metal grubu 2000’ler sonrası Amerikan metalinin omurgasını kurmuş, groove ile öfke arasındaki dengeyi kendi adına tescillemiş bir isim. O yüzden
ozdegokbayrak ✪
15 Mar


Pink Floyd’un reddettiği hikâye: Roger Waters’ın gece yarısı kabusu
Saat sabaha karşı 04:30. Bir adam uykusundan yarı uyanık halde, rüya ile gerçek arasındaki o bulanık bölgede sürükleniyor. Otoyollar, otostoplar, yabancılar ve bastırılmış arzular… Roger Waters’ın 1984 tarihli albümü The Pros and Cons of Hitch Hiking tam olarak bu bilinç akışında ilerleyen bir hikâye anlatıyor. Pink Floyd döneminde ortaya çıkan fakat yıllarca rafa kaldırılan bu konsept fikir, sonunda Waters’ın en kişisel ve tartışmalı solo işlerinden birine dönüşecekti. Albüm
tekinazra80
15 Mar


Albüm İncelemesi: Queens of the Stone Age - Songs for the Deaf
Bir çölden geriye kalanlar. “I need a saga. What’s it? Songs for the Deaf . You can’t even hear it.” Albüm bu sözlerle başlıyor. Bazı albümler vardır; sadece iyi değildir, bir türün başlangıcını ve bitişini temsil eder. Benim için Songs for the Deaf tam olarak böyle bir albüm. İlk dinlediğim zamanlar lise yıllarımdı; o zamanlar şarkı ve müzik zevkim hâlâ şekilleniyordu. QOTSA’da o dönemde arada kaynayan birkaç şarkısını sevdiğim bir grup olmuştu. Asıl bu grubu dinlemeye ba
mehmetyasinyazici1
14 Mar


The Pretty Reckless Beşinci Albümü Dear God’ı Duyurdu, Yeni Şarkı “When I Wake Up” Yayında
The Pretty Reckless, beşinci stüdyo albümü Dear God ’ı resmen duyurdu. 26 Haziran 2026'da yayımlanacak olan yeni albüm için Spotify'da geri sayım yer almakta. Grup, albüm haberine yeni teklisi olan “When I Wake Up” ve 2026’da gerçekleşecek headliner dünya turnesi duyurusunu da ekledi. "Fearless Records" etiketiyle yayımlanan “When I Wake Up”, grubun bu punk havasındaki yeni dönemine ilk adım niteliğinde. Punk yapılı bu teklisi, bir yandan The Pretty Reckless’ın sert melodisin
ozdegokbayrak ✪
13 Mar


Rock Müziğinde Azerbaycan Esintisi: Yuxu
Hazar denizinin kıyısında, 90'ların başında Azerbaycan'da ismini rock tarihinin içine kazımış bir grubun ezgileri duyulmaya başlamıştı. 80'li yılların sonu 90'ların başında SSCB'nin dağılmasıyla sadece sosyal değil müzik yaşantısı içinde elverişli koşulların ortaya çıktığı bu dönemde Azerbaycan'ın Sumgayıt şehrinde kuruluyor Yuxu. İbrahim Emin tarafından kurulan grup, o sıralar İbrahim Emin'in de komşusu olan Cengiz Eyvazov'un da katılmasıyla ilk kadrosunu oluşturmaya başlar.
Aydasu Bekçi
13 Mar
Karanlığın İçinde Bir İnsan Sesi Mandylion, The Gathering ve 90’ların Melankolik Metal Devrimi
Bazı albümler yalnızca müzik değildir. Bir ruh halini, bir dönemi, hatta bir kuşağın iç dünyasını yakalarlar. 1995’te yayımlanan Mandylion, tam olarak böyle bir albüm. Aradan otuz yıl geçmesine rağmen hâlâ konuşulmasının sebebi nostalji değil. Çünkü bu albüm metal müziğin karanlığını başka bir şeye dönüştürdü: içsel bir yolculuğa. O yıllarda bunu tam olarak anlamak kolay değildi. 90’ların ortasında Türkiye’de yabancı müziğe ulaşmanın en önemli kanallarından biri yeni yeni yay
Özlem Altınışık
13 Mar


Sertaç Diker’den Yeni Tekli: “Celali” Yayında
Sertaç Diker, Celali Psikedelik / Anadolu Rock, indie rock ve grunge etkilerini bir araya getiren deneysel bir çalışma olarak şekillenen “Celali”, sözleriyle de protest bir anlatı kuruyor. Şarkının aranje, mix ve mastering süreci Anıl Sercan Özbal imzası taşırken davulları da kendisi çalıyor. Elektro gitar, akustik gitar ve bas gitar kayıtları ise Sertaç Diker ’e ait. 7 Mart’ta tüm dijital platformlarda yayımlanan “Celali”, ilhamını Cemal Süreya ’nın “Kısa Türkiye Tarihi” şi
Alp Doğancan ✪✪✪✪✪
13 Mar


Blues’un İkinci Mucidi: Stevie Ray Vaughan
Akustik bir caz konserinde, amfilerin sesini sonuna kadar açıp vahşi bir blues-rock performansı sergilediği için yuhalanan bir adam düşünün. Stevie Ray Vaughan, 1982’de Montreux’de o sahneden indiğinde "başaramadığını" sanıyordu. Oysa aynı gece kuliste onu bekleyen David Bowie bu Teksaslı gencin, vefatına çeyrek kalmış olan blues müziği tek başına dirilteceğini anlamıştı. Jimi Hendrix’in kısa sürede büyüttüğü ve genç yaşta vefatı yüzünden ortada bıraktığı blues mirasına belki
Alperen Gürsoy ✪
13 Mar
bottom of page
